EDEBİYAT

Anlarsın…

28 Ocak 2018 2 Yorum
Anlarsın…

Beni anladığında yanında ağlayacağın omuz olmayı dileyecek kadar seviyorum seni. Biliyorum ki yaşattığını yaşamadan anlayamazsın beni. Gözlerinden sızan acının hiç olmamasını dileyemeyecek kadar insanım üzgünüm. Bu da herkes kadar insan kusurum affet. Sensizlik yalnızlığı ne demek bilemezsin. Hiç sensiz kalmadın ki. “Haklıymışsın” dedirtmek niyetinde değilim ama en az bir kere benim hissettiğim bu aşkın kuvvetini […]

Devamı »

Senden olma, benden doğma bu aşk…

29 Kasım 2017 5 Yorum
Senden olma, benden doğma bu aşk…

Bir Ahmet Kaya şarkısında farkına varmak gerçeğin. “İçimde soluyorsun. İki can var içimde. Korkular salıyorsun üstüme her an başka bir biçimde.” Tam da anlatıldığı gibi aşk işte. iki kişi bir bedende soluyor. Bana ait ne varsa her birinin içindesin aslında. Yarı ölümden ayılınca, dirilince yeniden, yürüyünce, çalışınca, eğlenince, yaşadıkça ve yeniden ölmek için hazırlandığımda her […]

Devamı »

İki dudak arası mesafedeyim…

28 Kasım 2017 0 Yorum
İki dudak arası mesafedeyim…

Ateşin kor halinde tükenmek üzere olan bir alevim. Rüzgarla dalgalandıkça önümdekiler, ardımdakiler bulanıklaşıyor. Küllere yakınım ama kor daima kalıcı gibi. Bir yürek bir akıl birleşiminden çıkacak olan bir kelime ile hayatım anlamlanacak.  Tanrıdan gelecek olanın belirsizliği ve fark edilmeyeceğini düşündüğüm hayallerimden olma dualarımın, dileklerimin anlaşılır ve gerçekleşebilir olmasını arzuluyorum. Karar, kendimize ait gibi görünse de […]

Devamı »

Hayatın en keyifli hecesi…

4 Kasım 2017 0 Yorum
Hayatın en keyifli hecesi…

İliklerime kadar ıslanmanın keyfindeyim şimdi. Sırılsıklamım. Yer çekiminden de kuvvetli bir şekilde sana çekiliyorum. Sırılsıklam sokaklarda gezer miydim böyle? Yağmur yağsa da bir ıslansam der miydim hiç? Yağmur yağar da ıslanmayayım diye önlemler alırdım önceleri. Ayaklarım  çıplak. Üzerim de incecik hatta şeffaf, hiç bir hissi saklayamadığım gibi dışarıya sızmasına engel de olamıyorum. Korunmasızım artık. Sağanak […]

Devamı »

Frida Geceleri…

11 Ekim 2017 0 Yorum
Frida Geceleri…

“Gecem. Tek hecem. Gece nasıl oluyor da tek hece olabilir, değil mi? Benim gecem tek hecelik. Herkese göre başka. Günlerin en güzel yanı, geceyi üzerine örtüp hayatımdan çıkıp gitmesi. İyi ki geceyi bahşetmiş Tanrı. Gitarın isyanı, üzüm kanının yansımaları, duvarda mum gölgeleri. Zihinde grisi bol karaya yakın koyu hatıralar var. Varmak istediği yeri bilmeden koşuşturmada ruh. Zihin […]

Devamı »

Sessizlik sensin…

19 Ağustos 2017 6 Yorum
Sessizlik sensin…

    Sessizlik tanımımın içindeki gizli öznem, kendimi bile dinlemiyorum seni dinlediğim kadar. Kelimelerin, gülüşün, sana ait ya da başkasından bahşedilen senin dillendirdiğin cümlelerin ve avucumun içine sığan yüzünün sessizliğini dinliyorum. Seni susturan hayatın gürültüsü beni de susturdu, aşkı da lal etti şimdi.

Devamı »

Askıda aşk var mı?

10 Ağustos 2017 4 Yorum
Askıda aşk var mı?

    “Aşk”. İnsan kusurumun cezası, eksik hayatımın sebebi, hayat bestesinin notası, huzur rüyasının teması sensin. Ey Aşk! Çık gel o gözlerden evine. Gözler görmüyor seni, eller tutmuyor elini, tenler bilmez kıymetini, eksiltme değerini. Yalnız gecelerimin karası, günsüz günlerimin devası, kansız yaralarımın sızısı, cansız resimlerimin nefesisin. Ey Aşk! Çık gel o gözlerden evine.” Sevgili Ferhat Göçer için […]

Devamı »

Çingeneyim…

14 Haziran 2017 3 Yorum
Çingeneyim…

Zihnimde sürekli alabildiğine neşeli dokuz sekizlik bir ritim var. Hayat mecburiyetlerini eğlenceli bir hale çevirebilmenin, bir melodi eşliğinde yorulmadan notalara basa basa yolumda ilerlemenin yöntemlerini buluyorum. Rengarenk, ışıltılı varoluşumun üzerine düşen gölgelerden, gri bulutlardan kıvraklığımla kaçmayı, yeniden bahar dalları açmayı başarabiliyorum. Rüzgar nereye eserse değil de, rüzgar beni nereye iterse o yöne doğru ilerlerken, kendi […]

Devamı »

Çıkmaz sokak efendisi…

24 Mayıs 2017 4 Yorum
Çıkmaz sokak efendisi…

Çok değil, bir kaç zaman önce, gri bulutların arasına saklanmış, arada bir güneşin göz kırptığı, yağmurların yıkadığı, karın arındırdığı ve şimşeklerin aydınlattığı bir dağın zirvesinde oturmuş, kendi sessizliğimle yalnızlığın tadına bakıyordum. Öyle kuş bakışı hayatı izliyor, kaçırdıklarımı, kaybettiklerimi, ıskaladıklarımı, az da olsa kazandıklarımı hesaplıyordum . Kendimi dinliyor, kendimi görüyordum kendimden.

Devamı »

Ben, senin aynanım.

23 Mayıs 2017 0 Yorum
Ben, senin aynanım.

  Kalk. Kalkamadıysan kendinden destek al , sağ elinle sol elini tut bakalım. Az mı geldi? Eksik misin hala? Sarılsana kendine. Aç bakalım dolabını hangi renklerde kılıklarını giymeyi unutmuşsun? Kimi uzun, kimi kısa, kimi bol ya da dar gelmişte vazgeçmişsin belli. “Çok güldük başımıza bir şey gelmesin”cümlesi ile mi büyüttüler seni? En son ne zaman […]

Devamı »