Frida Geceleri…

21 Kasım 2017 0 Yorum
Frida Geceleri…

“Alejandro, boynumda gezinen nemli öpücüklerini hatırlıyorum ve beni koklarken nefes alış sesini. Gözlerinin içindeki beni hatırlıyorum. Beline dolanmış bacaklarımın arasında duruşunu, parmaklarını hatırlıyorum yüzümün üzerinde ve sonrasında o kazayı. Öpüşmek üzereyken Tanrı’nın bizi bizden ayırmasını hatırlıyorum. Bedenimi ikiye bölecek kadar onu kızdıracak ne yaptım acaba? Yeniden koklamayacaksın beni biliyorum. Gül gibi koktuğumu söylerdin hep. “Kırmızı […]

Devamı »

Hayatın en keyifli hecesi…

4 Kasım 2017 0 Yorum
Hayatın en keyifli hecesi…

İliklerime kadar ıslanmanın keyfindeyim şimdi. Sırılsıklamım. Yer çekiminden de kuvvetli bir şekilde sana çekiliyorum. Sırılsıklam sokaklarda gezer miydim böyle? Yağmur yağsa da bir ıslansam der miydim hiç? Yağmur yağar da ıslanmayayım diye önlemler alırdım önceleri. Ayaklarım  çıplak. Üzerim de incecik hatta şeffaf, hiç bir hissi saklayamadığım gibi dışarıya sızmasına engel de olamıyorum. Korunmasızım artık. Sağanak […]

Devamı »

Cemal Süreya Aşk günü doğdu…

17 Ekim 2017 0 Yorum
Cemal Süreya Aşk günü doğdu…

“Evin demirlerle dışarı açılan derme çatma bahçesinde, kısaca avuç içi kadar bir cennette sakız sardunyaların vardı Bayan En Nihayet ’im. Sonra uzun uzun sohbetli dem sofralarımız, dizlerimi, kucağımı dolduran çocuklarımız, torunlarımız, tanıdık eş dost, ahbap, esnaf ve senin huzur dolu gözlerin. İçimi yakan, hayatımda en önce seni tanımam gerektiği inanışımdır. En öncem ve sonsuzum olsaydın […]

Devamı »

Frida Geceleri…

11 Ekim 2017 0 Yorum
Frida Geceleri…

“Gecem. Tek hecem. Gece nasıl oluyor da tek hece olabilir, değil mi? Benim gecem tek hecelik. Herkese göre başka. Günlerin en güzel yanı, geceyi üzerine örtüp hayatımdan çıkıp gitmesi. İyi ki geceyi bahşetmiş Tanrı. Gitarın isyanı, üzüm kanının yansımaları, duvarda mum gölgeleri. Zihinde grisi bol karaya yakın koyu hatıralar var. Varmak istediği yeri bilmeden koşuşturmada ruh. Zihin […]

Devamı »

Bugün 41 yaşındayım…

9 Ekim 2017 0 Yorum
Bugün 41 yaşındayım…

Bugün 41 yaşında küçük bir kızım. Küçük bir kızım diyorum çünkü ben yaşadığı olumsuzlukları unutup, iyi anıları en sevdiği oyuncak sandığında saklayarak, her gün ne yaşayacağını bilmeden yaşamayı kabullenmiş masum ve hayata karşı hep anlayışlıyım. Küçük bir kız nasıl da minik ve temiz umutlar, hayaller oluşturup yaşama sevincinin peşinde ilerlerse aynı saflıkta sanki hayat hep […]

Devamı »

Türk & Yunan Dostluk Konserinden anılar…

18 Eylül 2017 0 Yorum
Türk & Yunan Dostluk Konserinden anılar…

   Aynı gökyüzü altında iki kıyının yürekleri can cana notalarını birleştirdi. ” Bu gökyüzü bizim. Bir bayrak ya da bir ten rengine göre durmaz başımızın üzerinde. Her gün hepimiz için güneşi çeker, ayı asar, yıldızları serper üzerimize. Bu deniz bizim. Ne suyun akışı değişir bayrak rengi sebebiyle ne de balıkların tadı. Bu hava bizim içimize doya […]

Devamı »

İki kıyının anıları… Kos & Bodrum

14 Eylül 2017 0 Yorum
İki kıyının anıları… Kos & Bodrum

Bugün mavi beyaz boyalı, iyot kokan anılarımı anlatmak istedim. Geçtiğimiz haftanın tamamını karşılıklı iki güzel kıyı kent de geçirdim. Bodrum ve Kos anıları biriktirdim ve tabi ki ufak tefek tavsiyeli notlar aldım. Sevimli anılarda oluştu garip hikayelere de şahit oldum ama güzeldi, temizdi, duygu yüklü bir bulutun içinde mutlu gözyaşlarım oldu. Bodrum’da bir ailenin evinde […]

Devamı »

Mükafatım unutmak…

29 Ağustos 2017 0 Yorum
Mükafatım unutmak…

“Biliyorum. Sen de herkesin geldiği yollardan geleceksin bana. Herkes gibi bazen tökezleyecek, sendeleyecek, yorulacak, vazgeçeceksin. Geliyorsun. Bir yolcu beklemezken geliyorsun ruhumun mühürlü kapılarına. Kapıyı aralasam içeri sızıvereceksin. Ardına kadar açık bıraktığım kapılarımı pencerelerimi sıkı sıkıya kapatalı çok zaman oldu. İçeride eskimiş bir küf kokusu, saman sarısı günce sayfalarım var. Kristal gibi kırıldı ruhum. Tuzla buz […]

Devamı »

Turgut Uyar’ın aşk bedeninden…

22 Ağustos 2017 0 Yorum
Turgut Uyar’ın aşk bedeninden…

Tomris’çe… Çeneni elinin üzerine teslim ettiğinde sana görmediğin yerlerden bakar, görmediğin aşkça bakışlarımı bahşederdim. Görmediğinde görmek seni, sevmediğinde sevmek, duymadığımı sandığında derin bir sessizlikle dinlemek, duymak, anlamak, parmaklarının dokunduğu, avucunda katlayıp dilinle ıslattığın mektup zarflarına gözümle, elimle, göğsümle dokunmuş olmak ne muazzam bir duygu. Bakışların kadar keskin ve anlaşılır kelimelerinin sesinle eşleşen melodik tınısını duymak, duymamış […]

Devamı »

Sessizlik sensin…

19 Ağustos 2017 6 Yorum
Sessizlik sensin…

    Sessizlik tanımımın içindeki gizli öznem, kendimi bile dinlemiyorum seni dinlediğim kadar. Kelimelerin, gülüşün, sana ait ya da başkasından bahşedilen senin dillendirdiğin cümlelerin ve avucumun içine sığan yüzünün sessizliğini dinliyorum. Seni susturan hayatın gürültüsü beni de susturdu, aşkı da lal etti şimdi.

Devamı »