Çimdiklendik…

12 Şubat 2016 0 Yorum

indir (2)

Geçen sene bu zamanlara bir arkadaşımın daveti üzerine bir etkinliğe katılmıştım. Çocukken bir pot kırdığımızda onaylanmayan bir hareket yaptığımız zaman annelerimizin etrafa çaktırmadan çimdiklemesi gibi bir toparlanma hissettim o akşam. Arada hayatın içerisinde bu çimdiklenmeler olmuyor da değil. İlla çocuk olmak da gerekmiyor.

İstanbul Spontanite Tiyatrosunun oyununu izlemeye gitmiştim. Oyuncuların tamamı psikolog, seyircilerin neredeyse % 80 i psikolog ve ilginçtir hemen hemen hepimiz de sorunlu izleyicilerdik. Hazır bir metin üzerinden sunulmayan bu gösterinin besin kaynağı seyirciler, insan ve yaşadıklarından kesitlerdi.

Gösteriye gelirken aklımızdan geçenleri, hislerimizi , hayatlarımızdan bazı benzer hikâyeleri, paylaşılan hikâyelerin duygularını ve o olayın içerisindeki kendimizi görmemizi sağlayan çarpıcı bir etkinlikti.

yeni2 kopya

Psikodrama terapisti olan Deniz Altınay tarafından 1995 yılında Ankara da kurulan ve 1997 yılında psikodramanın yaşayan efsanesi Zerka Moreno’ nun ismini vermesiyle taçlanan Enstitü, psikodrama alanında birçok yeniliğe ve gelişime öncülük ederek öğrencilerine uluslararası kimliği ile Avrupa Psikodrama Eğitim Kurumları Federasyonu (FEPTO) onaylı diplomalar vermekte ve Avrupa Psikoterapi Derneği’nin (EAP) akredite edilmiş kurumsal kimliği olarak faaliyet göstermektedir.

Enstitüde; Psikodrama Grup Psikoterapisi Eğitimi yanı sıra, Psikodrama Şirket Uygulamaları, Spontanite Tiyatrosu Eğitimi ve Çocuk Psikodraması Eğitimi, Bireysel Psikodrama Eğitimleri, Genesosyogram Aile Ağacı, Tangodrama, Psikodramatik Çift ve Aile Terapileri eğitimleri ve çalışmaları yapılmaktadır.

maxresdefault

Bu kurumsal kimliğinin dışında, böyle anlatırken bilimsel bir durumdan bahsediyormuş gibi görünsem de şunu bilmenizi isterim; Spontanite Tiyatro Gösterisinde kendinizi arkadaş ortamında rahatlatılmaya hazır samimi bir ev de sohbet ediliyor ya da harika bir film izliyor gibi hissediyorsunuz.

Amacım ürün tanıtımı yapmak değil ama grubun kalitesinden bahsetmeden de geçemedim açıkçası. Seyircilerin anlattığı hikâyelerle canlandırılan duyguları izlerken epey güldüm. Seyircilerden birinin anlatımı, benim orada anlatmak isteyip de anlatamadıklarıma tercüman olunca, anlatılan hikâyenin canlandırılmasını izlemek kendimi o hislerin içerisinde fark etmeden bulmak, yüzleşmek, annemin bana attığı komşu teyze çimdiği gibi oldu.

DSC00305

İnsan olayların içerisinde debelenip, etrafa algılarını açtığında asıl görmek, hissetmek, yaşamak gerektiren gereklerden ne kadar da uzaklaşıyor onu gördüm. Aslında yaşanan hissin başkalaşmış yansıması ile yaşamaya ne kadar çok alışmışız biz. ”Öyle her şey ulu orta yaşanmaz, elalem ne der, elalem ne dedi, benim göremediklerimi mi görüyorlar, ben niye bu kadar safım ve anlamıyorum, bu insanlar benim iyiliğimi ister, sonuçta benim en yakınlarım” diye düşünürken gittikçe kendinden uzaklaşıyormuş insan.

Doğru bulduğum, değer verdiğim, yaşamak istediğim durumu nasıl da dış etkenlerin etkisiyle değiştirmişim. Algılarımı değiştirip, kendimi gerçek olmayan başka duygulara, başka insanlara göre programlamışım. Doğru olan bana göre yanlış olsa da benimseyip hayatımı ona göre programlamışım. Hayatımda olmaması gereken şeylere ne kadar da çok yer vermişim. Bile bile kıymetlendirip bedelini de epey pahalı ödemişim.

Artık geç kalmak istemiyorum hayata, öylece elimde olabilecek değerlere teğet geçmek istemiyorum. Hak etmediğim insanları biriktirmek istemiyorum. Ben çimdiği yedim, toparlandım size de tavsiye ederim. Bedel ödemeden, ödül olmuyor diyelim.

Hayatımın ödüllerini hak etmediğimi düşünen ve beni buna inandıran insanlardan uzak yeni ödüller için çabam bundan sonra. Yolumda yalnız bırakmayan kıymet verip kıymet gördüğüm insanlarım iyi ki varsınız.

bu yıl planlanan Spontanite Gösterisine katılmak isterseniz sizin için yazının sonunda paylaştığım etkinlik linkinden detaylı bilgi alabilirsiniz.

https://www.facebook.com/events/206858862998783/İstanbul Spontanite Topluluğu Etkinlik

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: