Temassız dokunuş…

29 Aralık 2015 1 Yorum

image

Gece örtünce üzerimi, gözbebeklerim terk ediyor beni. Gün boyu şahit olduklarından biraz bıkkın ve unutmak isteği ile kaçıyor dünyanın en karanlık kuytularına. Uyumaya hizmet etmese de sımsıkı kapatıyor kendini. O kadar sıkmaktan mı oluyor bilmem, içindekini dışına sızdırıyor ruhun kapaklı servetinden sırrını.

image

Dudaklar onca saat anlattıklarından uzak, tek bir isim için hizmet ediyor geceye. Kalın ve şehvet esiri kırmızıların arasından sayıklanan ismin inadına inkarcı zihnimle savaş meydanında yorgun düşünce, gözler eşlik ediyor geceye. Sırılsıklam içim dışım. Yıkayıp geçtin yüzümü gözümü de doymadın be insan. 

image

Yanaklarım hasret kaldı, mutluluk fotoğrafına canı gönülden poz vermeyen dudaklarımın kavuşma anlarına. Kulaklarıma ulaşmayı bırak, yanaklarıma doğru bir esneme dahi yok. Mühürlenmiş gerçeklere. Dost akşamları ve beyaz yakalı günlerde mecburiyetten açılan güller gibi dudaklarım. Genetiğine hormon karıştırılıp oldurulmuş gösterişli bir meyve gibiyim. Meyve gibi görünen, sası bir olgunluktayım. 

image

Yastığın diğer ucundan yüzümün kıvrımlarını izlediğini bile bile keyfini çıkartmanın şımarık tadındayım bazen. Yüz mesafemizin mesafesizleşmesi en çok istediğim ama yokmuş gibi yaşamaya alıştığım hislerimin yularlarını sıkmaktan acıyor avuçlarım. Kanıyor parmak aralıklarım. 

image

Dudakların dokunuyor alnıma, burnuma. Parmaklarının arasından geçip gidiyor saçlarım ve yanağımın bir tarafı diğer tarafını kıskanıyor. Avucunun altında kalan yüzümden içeri sızıyorsun. Şefkatle tanışıyor bedenim önce. Şefkatle kolkola sevilmek geçiyor üzerimden. Sevilmek arkasından sevmeyi sürüklüyor davetsiz misafir gibi. Şahitsiz suçlar gibi diyor Sezen. Dışımdan göremediğin suçlar işliyorum. Haddim olmadan seni sevmeyi öğreniyorum. Sevmek haddini bilmekle birlikte anlaşamıyor işte. Hadsizlikle sıkı dost olmuşlar bir kere, birlikte asilik ediyor, hayatın anlamını değiştiriyorlar.

image

İnsan ne kadar da kendine karşı bazen. Ne geçimsiz bir ikili. Zaman ile de daima rakip. Zaman koştukça son nefesine sakladığı hırsı ile peşinde insan. Ya kaçırıyor, geç kalıyor ya da ileriden geriye dönebilse keşkelerinde boğuşuyor. 

image

Kaçırdıklarım, ıskaladıklarım, kayıp ettiklerim ile kalmak istemiyor benliğim. Ulaşmak istediklerim, adresi belli olmayan gidilecek yerlerimin güzergahında kaybolasım var. Hiç bilinmediğim, bilmediğim bir yerde uyanma isteği bazen benimki. Bir adım bir adım daha gayretle ilerlemeli.

image

Temassız dokunuşlarınla sahip olduğun bendesin. Bana hizmet eden ne varsa hizmetinde ve ben kendimi terk etmek üzereyim. Ah bu terk edişlerin geri dönüşleri. Kendinle kalır kendini mağlup edersin işte böyle geceleri. Kazanan, sen değil, seni kazanan olur her zaman. Bu kaybedişler en manasız mutlu oluşlarının tarifi. Kaçtıkça avlanırsın.

image

Korkular, endişeler, kırıklıkların sandığının altından çıkarsan bir gün bile bile, döneceğin yer bellidir.Bile bile hep uçurum kenarında yaşar insan. Biri tuttuğu bileklerini sıkıca kavrar ama sarkıtır aşağıya doğru. Düşmeyi göze alırsan adı aşk, sonun kim bilir olur. O bilekleri başka bir avucun içine teslim ederken vazgeçtiğin kendinle boşlukta sallanır durursun. Önceleri sallanmak eğlenceli ve heyecanlı, herşey yolundadır. Yorgun eller bırakmaya karar verirse o narin bilekleri işte o zaman aşkın muhteviyatı değişir. 

Sen her bir cadden ve en ücra köşelerinle değişime hazır mısın? Unutma bu gerçek bir devrim. Kuvvetli bir işgal altındasın. Hükümdarlığını, sultanlığını kayıp ettiğin topraklarında yaşayan sen bile değilsin. Gelsin bakalım…

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorum (1)

Trackback URL | Comments RSS Feed

  1. Gracelynn dedi ki:

    Great intihgs! That’s the answer we’ve been looking for.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: