Seni istiyorum…

28 Kasım 2015 0 Yorum

images (9)

İnsanın ne istediğini anlaması için bazen hayatına biri girer. Cinsiyetin bir kıymeti yok. Neye benzediği de mühim değil. Bütün bildiklerinin bir çöp olduğunu anlatır sana.

Kriterlerin, kuralların, prensiplerin ne kadar da saçma olduğunu fark edersin. Kendin için ne kadar saçma şeyler istediğini anlarsın. Asıl istediğinle yüzleşirsin.

Dokunur ve bu bazen fiilen de olmaz. Akıl hücrelerine dokunur, zihin oyunları yaşatır. Kendini sorgulatır. Yaşadığın zaman kayıplarını fark ettirir. Bardağın ne tarafından baktığınla yüzleşirsin.

Sadece insan olduğu için biri değerli oldu mu hiç hayatında? Onunla keyifli zaman geçirdiğin, başına bir şey geldiğinde ilk aradığın kişi, iyi ya da kötü hayata dair paylaştığın ne varsa paylaşmanın anlamlı ve kıymetli olduğunu  düşündüğün biri var mı?

images (10)

Neye benzediğine ne olduğuna bakmadan, kimliği ile ilgilenmeden hayatını sorgulamadan, takılmadan, aldıklarınla değil paylaştıklarınla değer kazanan biri oldu mu?

Böyle biri varsa hayatında zenginsin biliyor musun? Hem de çok zenginsin.

Değişiyorum biliyorum. Yenileniyorum. Böyle en kaliteli şaraptan sonra damak tadına eşlik eden sevimli sarhoşluk gibi  bu his.

Artık kendim için ne istediğimi biliyorum. Ben öyle nasıl konuşacağımı, ne zaman nerede ne yiyeceğimi, girdiğim ortamlarda nasıl giyinilmesi gerektiğini, ne konuşup neyi gizli tutmalıyım diye düşüneceğim zamanlarımın olmasını istemiyorum artık.

images (11)

Herşey anlık istediğim gibi yaşansın istiyorum. Kahve içmek için girdiğim bir mekanda sıkılınca kendimi yürüyüşe atmak, biraz denize bakmak kahvenin tadını öyle çıkartmak isterken bana eşlik edecek benden bir olsun istiyorum. Karanlıkta denizi göremesek de o denizin varlığının orada olduğunu biliyorken, benimle gecede akacak insan istiyorum hayatımda. Zaman nasıl geçti anlamamalıyım.Yürüdüğüm için yorgun olamadığımı fark etmemeliyim.

Nereli, ne iş yapar, kaç yaşında, nerede yaşar umursamadan benimle ne yaşıyor ona bakmalıyım. Bana ne ya bensiz hayatından. Benimle aynı gökyüzüne yan yana bakarken, zamanıma eşlik ederken ben ne hissediyorum bu önemli değil mi?

Bedenlerin birleşmesi içinde his gerekmiyor mu? Olsun diye yaşananla olması için delirdiğin bir birleşme aynı hissi mi yaşatır? Sıradanlığın dışında olması kıymetli olan.

Aşık olunca hayatına aldığın kişinin bir süre her şeyi olağan üstü gelir. Hele bir de ten uyumu denilen sihire bulaştıysan, olağan üstü her şey.

images (12)

Onun yemek yemesi, çay içmesi, gülmesi, şaşırması, duygusallığı, uyanma şekli her şeyi ilk defa karşılaştığın bir mucize gibi gelir bir süre. Sonra zihin sahneye çıkar ve bütün büyü bozulur. Sıradanlaşır. O kayıp ettiğin heyecanın üzerine başka etiketler koyarsın.

Sonra arayışa girersin. Heyecanını geri getirecek başka bir mucize. Hayatının içine yerleştirdiği insan ile zamanla yitirdiği bir şeyin peşine düşebilir insan. Bu hata ya da değil.Yaşanabilecek bir durum.

Erkekler ve kadınlar olarak bakmamak lazım. Her zaman kadınlar bir takım özel özelliklerinide yitirmez. Kadınlara onca eleştiride bulunan erkekler de yapabilir bunu. Kendine olan saygısını yitirirse insan karşısındaki ne yapsın? Fiziğine ve beslendiği ruhuna özen göstermez, saygıyı elden bırakırsa sıradanlaşmak olağan bir hal alır.

Kadın gecesini özel kılmak için özenip aldığı bir çamaşır için değersizleşmemeli mesela. “Ne giydiğinin bir önemi yok biraz sonra zaten çıkartacaksın” dediği bir kadından özen beklememeli bir erkek. Ey adam sen kadın için ne yaptın, demezler mi?

Erkekler belli bir rahatlıktan sonra genelleme yapmadan söylüyorum, kadınlarını manken ölçülerinde isteseler de kendilerindeki göbeklerden ve yağa dönüşmüş göğüs kaslarından rahatsız olmadıkları gibi sahip oldukları kadınlardan daha iyisini isteyebiliyorlar.

Yahu önce kendinize saygınız olsun, sonra aynayla barışın ve bir bakın kendinize. Herhangi bir Victoria Secret mankeni benim  gücüm, düzgün  ruhum ya da başını döndürecek bir romantizm anlayışım olmadığı sürece beni ister mi deyin yahu…

Bir kadın ister buluşmaya gitsin, ister on beş yıllık kocasıyla bir gece planlasın fark etmez. Aynanın karşısına geçer kendi ile yüzleşir. Kusurlarını kapatmaya çalışır, özel bir şeyler yapmak ister. Saçı makyajı, ojesi, pedikürü, manikürü, ağdası, giyimi kuşamı, iç çamaşırı tüm detaylarıyla düşünür. Genellemiyorum da çoğu kadının hazırlanma şekli bu. Üstelik ciddi bir rekabet var.

Kadın adamı göbüşü, sarkmış göğüs kaslarıyla ve bütün soğuk sevimsiz duruşlarına rağmen sever, beğenebilir. Adam kadını hep 90-60-90 görmek ister değilse en azından olduğunun en iyisi olarak görmek ister. Kadın iyi yemek yapmalı, iyi sevişmeli, iyi bir anne olmalı, erkeğini iyi temsil etmeli, adamın ailesiyle iyi geçinmeli vs vs . Liste uzar.

Erkek ne yapmalı peki?

Bunlar hep uzayıp gidecek tepki alacak konuşmalar. Uzatmayacağım. Ben hayatımda artık ne istiyorum biliyorum. Bence herkes bunu sorgulamalı.

Bazen insanlar acıdan beslenir ve canını acıtacak insanları tercih eder. Belkide hayatının bir döneminde bunu deneyimler. Yoran ilişki ister bazıları da. Belli belirsiz. İkinci hayatlar falan. Bazıları sıradan bir hayat ister. Tercih etse de etmese de ona göre bir ilişki ister. Olağanlıktan hoşlanır.

Acıdan, sıradanlıktan, normal, bilinenden, kurallara uygundan istemiyorum artık. Saatin nasıl geçtiğini anlamadığım, konuşurken sıkılmadığım, dokunmaktan çekinmediğim, aksine dokunmak için delireceğim ve bunu  bir hafiflik olduğunu düşündürmeyen, gülmek tanımını yeniden yazdıracak,  gitmesek mi ya, biraz daha mı beraber kalsak dedirtecek ama kendi hayatlarımıza gittiğimizde başkalaşmadan ben ve sen olmayı unutmak zorunda kalmadan biz olabildiğimiz anlarda keyif alınabilecek, karşılıklı zamanın kıymetinin farkında olup gereksiz harcamaya sıcak bakmayacak bir aşk olmalı insanın hayatında.

Ben seni istiyorum aşk. Gerisi teferruat…

 

 

 

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: