Aşk ol ki, aşkı bulasın…

24 Kasım 2015 0 Yorum

tumblr_muklrdhO3V1sa8asgo1_1280Usul usul yaklaştı.Kapının önüne öylece ilişti.Soğuk kaldırıma yığdı bedenini. Üzerine ters rüzgarlar esti önce.İleri gitmeye çalıştıkça rüzgar sendeletip adımlarını geriye doğru attırdı.

Hamlelerini engelleyemedi ne şiddetli rüzgar, ne sağanak yağmur, ne kar, ne tipi, ne de kanatlarının yanacağını bile bile güneşin peşinde uçuştuğunu bilmek.

hqdefault

Kapının önündeki o soğuk arnavut kaldırımına kavuşasıya kadar yorgun düşmüş olacak ki bir durup nefeslenmek için sessizlikte kayıp oldu.

Üstü başı yara bere biraz da toz toprak. Önce şöyle bir silkelendi, üflemeyle geçen yaralarını üfledi, sarması gerekenleri sardı. İyice iyileşti.

Etrafında uçuşan bahar kelebeklerini izledi. Yakalamak kelebeğin ölümü olur diye vazgeçip onun kanat çırpmasından heyecanı hatırladı.

Nadide bir çiçekti gördüğü, koparsa solup gidecek ve kayıp edecekti, uzaktan izleyip yüzündeki tükenmeyen tebessümün keyfi ile mutlu olmayı hatırladı.

22442_konya-tropikal-kelebek-bahcesi_881496

Bir kuş gördü, köklü bir çınar ağacının geniş bir dalının üzerine gagasında çer çöp taşıyordu. Belli ki bir yuva yapmaya çalışıyordu. Yakınına gitse onu korkutacak, kaçıp gitmesine, kurmak istediği yeni hayatından vazgeçmesine sebep olacağı için geri çekilip sabırı hatırladı ve sabırla gelen huzuru.

Bir çocuk gördü karşı kaldırımda ve bir de yaşlı kadın. Kadın yorgun, bitkin, yürümeye mecali yok ve karşıdan karşıya geçme mesafesinde ilerlemekten dahi korkar haldeydi, ürkekti.

Kadının yanına bir çocuk yanaştı. Çocuk neşeli,güler yüzlü,sevecen, yardım sever ve saygılı. Tuttu yaşlı kadının elini, kadın güvendi tuttuğu ele ve yolun karşısına geçtiler birlikte.

Kadın sevip okşadı çocuğu, çocuk sarıldı kadına. Çocuğun gözlerinde güveni, yaşanmamışlıklara aç kalbi ile saflığı, umudu gördü.

Kadında ise yeniden güvenmenin kalbi iyileştirdiğini. Iyileşen kalbin şefkat dağıttığına şahit oldu.Yanlarına gitmek isteyip çocuğu ödüllendirmek, kadına bir çift laf söylemek  istese de, güzel insanlar güzel kalsın dedi. Bu onların iyilik dolu anısıydı.Yaşandı bitti.

İzlediklerinden aldığı hediyelerini biriktirip, aşkın kapısının önünde, iki dirhem bir çekirdek dikiliyordu.
İyileşmiş.Yenilenmiş. Arınmış. Öğrenmişti hayatı ve aslında bugüne kadar gerçek anlamda hiç yaşamadığını anlayan zihni ile teslim olmaya gelmişti.

Birazdan tahta kapının pirinç tokmağını kapıya vuracak, kapının ardındakini hayatına katacaktı.

1959050-cift-kilitli-tahta-kapi

Kapının ardındaki, dışarıda olup bitenden habersiz kendi kabuğunun içine saklanmış, sesten, kalabalıktan, dünyanın istemediği taraflarından bahşettikleriyle mücadeleden yorgun, başını gök yüzüne kaldırmaya bile mecali yokken o kapının ardında duruyordu.

Kurban değildi, koyun olmuştu hep. Onca geniş arazilerde birden çok çoban ve çoban köpeklerinin peşinde uyuşturucu, hipnotize etkisi yaratan kurallar, tabular isimli türkünün peşinden yürürken hayatını bu kapının ardında bitirmeye kararlıydı.

Koyun olmayı seçmişti. Bu onun kendine yaptığı en büyük kötülüktü ve zalim kurtlar, avcılar koyunları çok severdi.

Kendi için en son ne dilediğini , ne zaman çok mutluyum bugün dediğini hatırlamakta zorlansa da o kabuğun altında “belki bir gün” adlı umudu vardı.

Dışarıdan görünen üzerindeki sert kabuğu sıyırıp kapının ardındaki kavuşmak istiyordu.

Aşk olmalıydı ki aşık olsun.

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: