Hazır mısın?

19 Kasım 2015 0 Yorum

 

şemsiye sonbahar

Korumuyorum kendimi… Sığmıyorum kendime.İçimde yerim yurdum daraldı .Bedenimin nehirleri akarken delice, tüm filizlerimin sebebi hücrelerim daraltıyor içimdeki beni.

Her alınan nefeste yaşamı hissetmek olmasa, acıkmak, susamak, uyku hali, yaşam ile yaşamamak arası bir yerlerdeyim. Omurgamın tam ortasında sırtımdan göğe açılmak istiyor kanatlarım, içindeki Tanrı’ nın hediyesi ile uçup gitmek adına huzur denilen diyarlara,amansız bir hazırlık halinde benden habersiz.

Korunmak istemiyorum. Korumak istemiyorum kendimi. Şemsiyemi ormanda bilerek yitirdim. Ayağımdaki botları, üzerimdeki montu, başımdaki bereyi, boynumdaki atkıyı ve tüm bunların içerisinde bedenimi örten giysilerimi, giysilerin altındaki bedeni çıkartıp attım. Sırf içimdeki beni dinlemek, hissetmek istiyorum.

O yağmur, fırtına, kar, tipi yağarsa yağsın. Üşümek yok. Alevler sarsın. Yangınım, kıyametim olsun yanmak yok. Isırgan otlarından bir kürk giydim üzerime.Her yanım kızarıp kaşınacak, kaşındıkça darbelerimle kanayacak, yara olacak. O yaralara tuz basacak birileri.

Biliyorum, üfleyince de geçmeyecek o ağız yanığı, yürek acısı.Tavadan yeni çaldığım kızarmış patatesi üflemeden yutacağım anneme yakalanmamak için. Ağzım, boğazım yanacak. Bile bile çiğnemeden yutacağım.

Yasaklanan, ayıplanan, kabul görmeyen ne varsa yeniden listeleyeceğim kendim için. Öyle kulaktan dolma ezberlerimle değil. Kendimce olması gerekenler, kesinlikle olmamalılarım olacak.

Neden mutlu olmalı, neyle yetinmeli insan demeyeceğim. Beni ne mutlu ediyor, ne bana yetiyor diye soracağım kendime ve üzerine gideceğim, sahip olmak için.

İnsan yaşarken başkalarından öğrendiği hayatı kendini unutuyormuş meğer.Ne çok erteliyormuş kendi için olması gerekenleri. Ne istedim bugüne kadar? Hangi istediğime sahibim? Nerede yaşamak benim için en doğrusu olurdu? Nasıl para kazanmalıydım? Nasıl ve nerede eğitilmeliydim? Neyi bilmek zorundaydım, neyi öğrendim?

En son ne zaman mutluydum? Hangi yaşamda daha mutlu hissediyordum kendimi? Neye sahip olursam daha mutlu olacağım artık?

Sorular ve sonsuz cevaplar.Yaşananlara karşı pişmanlıklar olmasa da ne kadar da zaman kaybediyor insan.”Zaman” en kıymetlisiymiş insanın oysa.

Mecbur hissettiğin her şey senin zamanından çalıyor. Öyleyse bu mecburiyetleri anlamlı ve eğlenceli hale getirmeli insan. İyi bir kariyer yapmak, iyi kazanıp dilediği gibi yaşamak için yine aynı sıfatla nitelendirilecek bir şey yapman lazım değil mi? İyi bir eğitim almak. Bir şekilde ailen ve sen yönetebildiğin kadar bunu yapıyorsun. Sıradaki kariyer sahibi olmak, bunu da yapıyorsun. Bunlar hayatın mecburiyetleri. Bir çok insan istemediği hayatların içinde kayıp oluyor.

Peki. Seni mutlu edecek bir meslek ve eğitim için mi harcadın zamanını?

Nasıl harcadın zamanını? Bundan sonrasında ne yapacaksın?

Ben öğretilmişlerimi silmek, belleğimi sıfırlamak istiyorum. En azından buraya kadar sahip olduğum zaman kayıplarımda öğrendiklerim, tecrübelerim bana bugünleri hediye etti.

Başıma gelen en güzel hissin tadını çıkartmak istiyorum. Kendimi buldum ben. Kayıptım. Buradaymışım.Bu his beni umutlandırdı. Benim dışımda bana ait olmayan hayatları yaşamak zorunda değilim artık. Kendi istediğimi gerçekten hissettiğim gibi yaşamak, hayatımın geri kalanında daha mutlu, daha heyecanlı sıra dışı anılar biriktirmek istiyorum.

Klasik bir hayatı noktaladım artık.

Şimdi geçmişten ruhuma zihnime yapışmış her ne varsa hepsini geride bırakıp, her şeyin yenisi için ruhumun sarayına ait o görkemli kapıyı açtım, bekliyorum. Sarayımda yaşamaya layık bulacağım ne varsa sorgusuz, yargısız, tüm yalınlığımla karşılama törenime hazırlanıyorum.

Parmaklarımı kenetleyeceğim başka bir eli tutacağım, en çok aynada kendimi izlemekten keyif alırken, kendimden başka bir manzaranın her mevsimini izlerken huzur bulacağım.

Her anı başka bir müjde gelecekmiş gibi sabırsızlıkla bekliyorum.Dünyada olduğum için mutlu olacağım ne varsa akın akın geliyor bana doğru hissediyorum.

Geçmişle tüm hesap defterlerimi kapattığım gün, önümdeki yol aydınlanacak ve bir daha arkaya dönüp bakma yetimi kayıp etmiş gibi ilerleyeceğim. Son tepe kaldı önümde. Onca tırmandığım dağın ardından son tepe. İnandım.Başaracağım.

Sevgili geleceğim, bugün işim senin inşaatında en yetkili mimar olarak çalışmak. Üstelik mimarlığın tüm dallarıyla ve can havliyle başladığım bu inşaat dan oluşacağına inandığım görkemli geleceğim için çok heyecanlıyım.

Hazır mısın yarınlarım?

 

Kategori: EDEBİYAT

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: