Bozcaada masalım…

18 Kasım 2015 1 Yorum

Bozcaada da herkes kendi masalını yaşar. Kapadokya gezimden sonra başka bir masalsı seyahat programı hazırlayıp,en nadide adalardan birinde bulduk kendimizi.

Yazın yoğun döneminin ardından gidilmesi gereken en doğru zamanda oradaydık.

Eylül akşamları,Ekim sabahları,doğarken denizi şereflendiren,batarken ruhları değiştiren güneşin tutuşturucu kıvılcımı,denizin berraklığı,adanın en leziz nimetleri,görkemli üzümler ve o üzümlerin sihrinden oluşan leziz şaraplar,her bir karesi romantik sokaklar,Ege’nin sofraları,Çiçek Pastanesi’nin mis kokulu bademli kurabiyeleri ve daha neler neler…

1.Gün muhteşem kıyı karşılamasına eşlik eden görkemli Bozcaada kalesinin arkasındaki otoparka arabamızı park edip, önceki araştırmalarımıza dayanarak tüm övgülere layık Asude Ada Kafe de kahvaltı yapmaya karar verdik.

Asude Hanım’ın samimi güler yüzlü ve telaşlı misafir gelmiş karşılamasının ardından Asude Hanım’ın annesi ile sohbet edip oyalanırken, çörek otlu beyaz peynirimiz, omletimiz adaya has muhteşem reçellerimize kavuşup ağır bir kahvaltı yaptık.

Asude Hanım’ın o gün telaşı büyüktü. Yemek mekanı yazarları grubu mekana kahvaltıya geleceklerdi. Yemek yazarı değilim ama şunu söyleyebilirim.Annenizin Pazar günü denize bakan evinizin balkonunda hazırlamış olduğu o mis gibi kızarmış ekmek kokulu kahvaltısına bir de sımsıcak gülümseme ekleyin ve hayal edin.Hoşunuza gittiyse Asude Hanım’a gidin derim.

Ada sokaklarında hafif bir yediklerimizi eritelim gezimizin ardından, Bağban Otel’in büyüleyici atmosferinin karşısında şaşkınlıkla odamıza yerleştik.Bağ evinin büyüsü,yeşili,havası bir çok yıldızla taçlandırılmış otellerden daha bir gösterişli benim için.

Otel’in sahibi Faruk Bey,ilk tanıştığımız günden son ana kadar,işletmeci profilinden ziyade,bizi evinde ağırlamaktan keyif olan çok yakın bir dost gibi davrandı.

Sabahları karpuz ile harmanladıkları çilek suyundan oluşan meyve suyumuz eşliğinde mis gibi ev kahvaltısı yaptık. Her gün farklı bir kahvaltı ikram ettiler.Bir dostun evinde misafir gibiydik.Puf böreği,değişik omletler,domates,kabak reçeli ve daha neler neler.

Bir akşam bağ evinin bahçesini yaşamak istedik dolu dolu.Soframız hemen hazırlandı.Faruk Bey’in kendi üretimi şahane Rose şarabımız ile birlikte evin önündeki bağdan taze taze kopartılan üzümlerimiz ve peynir tabağımızla güneşin vedasını izledik.

Bir akşam üstü güneşin batışına kare kare şahit olmak istiyoruz dediğimizde, Faruk Bey bizim için şarabımızı ve peynir tabağımızı,kadehlerimizi biz söylemeden hazırlamıştı bile.Kaptık nevaleleri ve rüzgar güllerinin karşısındaki tepeye konumlandık.Her bir anı başka güzel  ve anlamlıydı.Kadehin içine güneşi sığdırdık.2015-11-17 11.10.24

Ayazma’nın muhteşem berrak sularında iyice serinlediğimiz ilk günün ardından ikinci gün Akvaryum koyuna kaçtık.2015-11-17 11.12.40

Akvaryum koyunda bileklerimize kadar suyun içine portatif sandalyelerimiz ve şemsiyemizle konumlanıp gündüzün güzeli Corvus Teneia şarabımızı denizin içinde iyice soğutup keyifle yudumladıkça dünyanın dışında bir yerdeydik adeta.Bozcaada kesinlikle büyülü bir yer.2015-11-17 11.09.14

Deniz güneş bağ evi ve muhteşem kahvaltılar.Peki ya ada sokakları?Hepsi başka bir hikayesi olacak alanlara sahip.

Muhteşem Ege yemeklerinin sunulduğu restoranlar,eski Rum evleri.Şaraphaneler,sanat evleri,hayatımda anneminkilerden sonra yediğim en güzel kurabiyelerin sunulduğu Çiçek Pastanesi, Veli Dede fırını’nın müthiş Selanik gevrekleri ve kurabiyeleri,Sandal Restorant,Mavi beyaz Restorant hiç tereddüt etmeden size tavsiye edeceğim mekanlar arasında ve daha neler neler…

 

Şarap tavsiyesi isterseniz de ben tavsiye üzerine denedim ve koli ile İstanbul’a döndüm.Herkesin kendi damak tadı farklı elbette ama Amadeus orman meyveli şarabını ve Corvus’un neredeyse tamamını önerebilirim.

Rakı her yerde içilebilir dostlar.Şarap ve üzüm cennetinde bana göre biraz komik oluyor 🙂 Tercih sizin. Ben bir çok defa Bozcaada da bulundum. Her seferinde başka bir masal tadındaydı.

Hadi sizde kendi masalınızı yaşayın.Benden bu kadar.

 

 

Kategori: SEYAHAT

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: