Askıda aşk var mı?

10 Ağustos 2017 4 Yorum
Askıda aşk var mı?

    “Aşk”. İnsan kusurumun cezası, eksik hayatımın sebebi, hayat bestesinin notası, huzur rüyasının teması sensin. Ey Aşk! Çık gel o gözlerden evine. Gözler görmüyor seni, eller tutmuyor elini, tenler bilmez kıymetini, eksiltme değerini. Yalnız gecelerimin karası, günsüz günlerimin devası, kansız yaralarımın sızısı, cansız resimlerimin nefesisin. Ey Aşk! Çık gel o gözlerden evine.” Sevgili Ferhat Göçer için […]

Devamı »

Kötülükten olma, iyilikten doğma…

1 Ağustos 2017 2 Yorum
Kötülükten olma, iyilikten doğma…

10.Bölüm Bir de seni mi seveceğim şimdi? Baharın mis kokusu huzursuz evimizin içine doluyordu o sabah. Başımın üzerindeki kara bulutun beni terk edeceği de yoktu. Sürekli üzerime sağanak hüzün ve bela yağıyordu. Üstüm başım kedere bulaşmıştı iyice. Baharın büyüsünü bozan kavgalar ise evde iyiden iyiye sıradanlaşmıştı. Mütemadiyen reçeteye uygun alınan bela hapları ile uyuşmuştum sanki. Enerji […]

Devamı »

Tanrı aşkı neden yarattı?

20 Temmuz 2017 4 Yorum
Tanrı aşkı neden yarattı?

“Ben hiç senin kadar sevilmedim biliyor musun? En azından senin kadar sevilebildiğimi itiraf edeni görmedim, duymadım. Herkes kendi sevgisini sonsuz zanneder belkide. Martı çığlıklarıyla denizin köpüğünü ayak bileklerime çekip iterken, güneş güne göz kırparken ya da vedalaşırken, yağmur bedenimden gelip geçerken, kar parmak uçlarımı üşütürken, rüzgar beni sarsarken, ay karanlığı yok ederken ve yalnızlığımı her […]

Devamı »

Beni Se-ve-cek-sin!

21 Haziran 2017 4 Yorum
Beni Se-ve-cek-sin!

Banyodaki aynada uzun uzun yüzümü inceledim. Morlarım kurumuş kanlı dudaklarım, kaşım, çok renkli acıklı bir tablo gibi karşımda hayatımın gerçeğini yansıtıyordu. Ailem beni terk etmişti. Babam Hikmet’in peşinde memleket kurtarma çabasındayken ailesini koruyamadı. Kolaya kaçtı. Ne en çok güvendiğim Feryal, ne de annem benim burada olmamdan rahatsız değildiler belli ki. Akın ile Miray kim bilir ne yaptılar? Derya üzüntüden kahrolmuştur. Okula […]

Devamı »

AhSEN’ in San Gimignano macerası…

19 Haziran 2017 8 Yorum
AhSEN’ in San Gimignano macerası…

Ortaçağ’dan kalma muhteşem sokaklarda ilerledi. Evler, kuleler, taş sokaklar her yer büyüleyiciydi. Dondurma kuyruğunun bitme olasılığını düşünürken meydandaki su kuyusunun taşlarında bir süre oturup yerden gökyüzüne doğru açılanmış bir sürü fotoğraf çekti. Adını hep ilginç hikâyeler eşliğinde duyduğu Museo della Tortura e di Criminologia Medievale’ye gidebilmek için cesaretini toplamaya çalışıyordu. İşkence aletlerinin çok matah nesneler gibi sergilenmesi, kafatası kemiklerinden oluşturulmuş duvar, müzeye gelenleri […]

Devamı »

Çingeneyim…

14 Haziran 2017 3 Yorum
Çingeneyim…

Zihnimde sürekli alabildiğine neşeli dokuz sekizlik bir ritim var. Hayat mecburiyetlerini eğlenceli bir hale çevirebilmenin, bir melodi eşliğinde yorulmadan notalara basa basa yolumda ilerlemenin yöntemlerini buluyorum. Rengarenk, ışıltılı varoluşumun üzerine düşen gölgelerden, gri bulutlardan kıvraklığımla kaçmayı, yeniden bahar dalları açmayı başarabiliyorum. Rüzgar nereye eserse değil de, rüzgar beni nereye iterse o yöne doğru ilerlerken, kendi […]

Devamı »

Bir uyumsuzun hikayesi…

13 Haziran 2017 0 Yorum
Bir uyumsuzun hikayesi…

Bir gece sürprizi… Cemalce, bitiş tarifi… “Ben bu bakışı tanıyorum. Bu öyle derin bir bakış ki, birazdan ben senin kaderin olacağım diyorsun değdiğin o göze. Biliyorum çünkü bana da söyledi o gözler bu cümleleri. Bir şey daha söylüyor o gözler. “Cemal gideli çok oldu buralardan” diyor besbelli. Artık ben yokum o derinlikte. Biliyorum. Başka bir […]

Devamı »

Piraye’de Nazım olmak nasıl bir his?

26 Mayıs 2017 4 Yorum
Piraye’de Nazım olmak nasıl bir his?

Nazım, 1946 yılında Bursa Hapishanesi esaretinin talihsizliği ile ruhundaki derin yaralara sürekli pansuman yapıyordu. Yaraların üzerini üflemek gerekiyor ya bazen, işte en yakınındakinin gözlerinden ister insan bunu. En yakınında kim varsa, yardım diler. İyileştirecek bir hamleye ihtiyaç duyar. Uzağında yaşayan bir bedenin içindeki ruh ile yaşayıp gitmeyi öğrenmişken, bedenine yakınlaşan başka bir ruh ile dikkati […]

Devamı »

“Beni seveceksin” dediler…

25 Mayıs 2017 0 Yorum
“Beni seveceksin” dediler…

Hayat, ruhunun bahçelerinde temizlik yapıyordu kendince. Güzel olanları, en sevdiklerini, en çok kendi olduğu anlarını sildi, süpürdü, attı hayat. Birikintilerin arasında tanımadığı iyiliksizler kaldı. Güven, inanç koca bir çöp yığını olmuştu artık. Kendiyle baş başaydı. Tanıdığını sandığı, tanımadığı insan ruhlarına teker teker kuşbakışı dedikleri o bakışla bakıyordu. Darmadağınık akşamlar, aymamış günler yüzünden böyleydi. Şeffaf bir […]

Devamı »

Çıkmaz sokak efendisi…

24 Mayıs 2017 4 Yorum
Çıkmaz sokak efendisi…

Çok değil, bir kaç zaman önce, gri bulutların arasına saklanmış, arada bir güneşin göz kırptığı, yağmurların yıkadığı, karın arındırdığı ve şimşeklerin aydınlattığı bir dağın zirvesinde oturmuş, kendi sessizliğimle yalnızlığın tadına bakıyordum. Öyle kuş bakışı hayatı izliyor, kaçırdıklarımı, kaybettiklerimi, ıskaladıklarımı, az da olsa kazandıklarımı hesaplıyordum . Kendimi dinliyor, kendimi görüyordum kendimden.

Devamı »