Senden olma, benden doğma bu aşk…

29 Kasım 2017 0 Yorum

Bir Ahmet Kaya şarkısında farkına varmak gerçeğin. “İçimde soluyorsun. İki can var içimde. Korkular salıyorsun üstüme her an başka bir biçimde.” Tam da anlatıldığı gibi aşk işte. iki kişi bir bedende soluyor. Bana ait ne varsa her birinin içindesin aslında. Yarı ölümden ayılınca, dirilince yeniden, yürüyünce, çalışınca, eğlenince, yaşadıkça ve yeniden ölmek için hazırlandığımda her gece. Yaşamak istediğim her anın  içindesin. Bazen düş oluyorsun, bazen hayal, bazen de hedef, amaç. Ne olursan ol her bir zerremde yer edinmişsin. Ben de yaşamadan bendeki bensin. Korkularım, kaygılarım, ne yapacağımı bilmez hallerim hep senden olma. Senden olma, benden doğma bir aşkın içindeyim. Baktığın yerde görmediğin benim. Dinlediğin şarkılarda duymadığında benim. Dokunduğun ne varsa sana dokunduğun yerden dokunduğumu hissetmiyorsun şimdi. “Susmak en iyisi” kararımın sebebisin. 

Değersizleştirip, aşağıladığın aşka bir bak. Zora soktuğun, sevdiğine pişman etmeye çabaladığın burnundan sevgisini fitil fitil getirdiğin aşka bir bak. Unutma bu aşkı tamam mı? Sen unutsan da hayat bir yerde sana yeniden hatırlatacaktır. En az benim kadar sevecekler seni ve tutku olacaksın hayatın boyunca ama unutmayacaksın biliyorum. Bir şarkı, bir şiir, bir film belki de bir kedi hatırlatacak sana beni.  Ben sana aşık oldum diye suçluyum ama bu benim sana değil kendime karşı işlediğim bir suç. Sen önce bunu bir anla. Sırf beni hayatında aşk ile anmak istemediğin için beni istemediğin için aşkımla aklım arası bir savaş oluşturmama sebep olman gerekmiyordu aslında.

Duygularımı değersizleştirmeni ve yok saymanı anlayabilirim çünkü aynı paralelde bir yolda değiliz. Eşit de değiliz. Bana karşı umursamaz tavır sergilemen ya da bana kendimi sorgulatman sana olan aşkımı tüketmez. O limitleri sen değil ancak ben kendi isteğimle tüketebilirim. Aşk böyle bir şey. Yaşayan tarafından sınırlandırılabilen bir şey, senin bildiğin anladığınla benim tanımlarım farklı. 

Geçecek etkisi ama bu senin korkularından üzerine giydiğin kimliğinin saldırıları sonucunda olmayacak.  Sürekli dile getirdiğin aşk kimliği ile değil de  canına yakın biri olarak beni hayatında tutma çaban var ya, bu hiç inandırıcı da gelmiyor artık. Gitmem ve yok olmam için dua etmeye başladın mı?  bir insanı hayatında bir değer adı ile tutmak istersen onun değerlerine saygı duyman anlamaya çalışman lazım. Senin böyle bir çaban olmadığına göre bana senin daima varlığını hissetmek istiyorum da deme bana.

He bir de, zahmet etme ben senin hayatında yokum zaten. Gelemedim ki gideyim. Uğradım sadece. Bir bakıyorum duvar üstünden sonra yeniden duvar dibine çöküyorum. Senin duvarlarına çarpıp çarpıp geri dönüyorum sürekli. Korkma senin alanına giriş yapamadım hiç . Güvendesin. Daha da iyisini yapıyorum sen daha huzurlu ol diye, umarım aynı zamanda bu seni mutlu da eder. Bana ihtiyacın olduğunda istediğin zaman ara lütfen. Her zaman yokluğumda bile varım senin için. Bunun dışında tam da istediğin gibi sen de izi kalan varlığıma rağmen artık yokum.

Hudutsuzca sevildin ve her zaman sevileceksin de. Ben yıkıntılara alışkınım merak etme altından kalkmasını iyi bilirim. Beni tanıdığında henüz dizlerimin üzerine kadar kalkmayı başarmıştım onca enkazın altından. Bir yolu vardır elbet. Yeniden başarırım. 

Hoşça kalmak için hoş bir anı bırakmak lazım. Ben üzerime düşeni yaptım. Sıra sende…

“Aşk’ça” kitabımızdan…

Kategori: EDEBİYAT

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: