Sızıyorsun…

15 Kasım 2016 0 Yorum

12814624_1679920102287684_8325006240424194267_n

 

Sızıyorsun. Kocaman gülümsemelerinle örttüğün hüznünü, gözlerinden sızdırıyorsun. Sen sakladığını zannetmeye devam et koca adam. Nefesinden gelen aşk ile içime doluyor, tenimden içeri bedeninle ruhunu nüfuz ettiriyor, işliyorsun. İşgal ediyorsun beni ve hiç bir işgal bu denli memnun etmez işgal edileni. 

Gözlerinden içeri almaya başladın beni. İçerilerde bir yerdeyim. Sen de yaşıyorum ve senin fark etmediğin kadar sendeyim. Bir ud, bir keman yapıyor her gece bu eziyeti. Senin beden olarak olmadığın yerlerde mütemadiyen varlığınla sarsıyor benliğimi. Kanun giriyor az sonra ve piyanonun tuşları kemiriyor zihnimi. Ellerimden önce, gözlerim sana dokunma niyetindeler ama zihinden fotoğrafların, ezberlenmiş yüz kemiklerinle yokluğunla geceyi dolduruyorsun.

Varlığın, yokluğunla başlıyor her seferinde. Yokluğunla varlığın sürüyor. Ne garip. Var etmek istediğim aşksın sen. Sızıyorsun. Kırgınlıklarını sızdırıyorsun gözlerinden. Üstelik saklayabildiğine inanıyorsun. Tek tek çözülüyorsun bana kendini düğümlenmiş zannederken. Aşk olduğun için ezberleniyor, anlaşılıyor, öğreniliyor, en iyi bilinen oluyorsun. 

Kaç. Kaç kaçabildiğin kadar tüm gerçekliğinden. Gittiğin her yönden yeniden kendine döneceksin. Pişmanlıkların ve keşkelerinle sırtında ağır bir yük olmadan kendine gel yeter. Kendine bak. Kendinde tanımadığın, sevmediklerine bak. Ruhunu hoş edenlerin listesini kontrol et bakalım, o listede ben var mıyım?

Sızıyorsun. Arzularını sızdırıyorsun gözlerinden. Elinden ve bedeninin diğer şehvet kokan hiç bir varlığından değil, ruhunun derininden arzularınla sızıyorsun gözlerinden. Sevilmek istiyorsun, sevmeyi hissetmeyi arzuluyorsun. Öyle büyük laflar etmeye benzemez bu açlık hali işte. Deli gibi sevilmek, sevmek istiyorsun ama zayıflık güçsüzlük ile anı biriktirmek istemiyorsun. İğne acıtmadan iyileştirmez adam.fb_ımg_1456719138843.jpg.jpg

Benden almadığın derdini terk et. Etmezsen yaşadığını unutmuşluğunla yaşayacaksın korkuyorum. Geçmişten kafanı çevirip, gelecekle ilgilenmiyorsun. Acıyacaksın. ağlamaksa ağlamak, yaralanmaksa yaralanacaksın bile isteye. Geçer gider. Neler geçmedi ki der ya Sezen, hiç duymadın mı? Geçsin gitsin artık mişli dili geçmiş zaman özneleri ve ecekli acaklı günlerin için hazırla kendini.

Gelecek işte. Aşkla huzur, mutluluk getiriyor sana yalın ruhum. Dile. İste. Kaldır ruhunun üzerinden zihninin engellerini de yaşa be adam…

 

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: