Sonsuzluğun sırrı…

23 Haziran 2016 0 Yorum

kanuniKanunun üzerinde gezinen parmakların sihri ile sızıyorsun yine geceden içeri. Masum bir aşkın hazin sonu bile değil bizimki. Son da yok, ilk de. Senin belki diye çıktığın yolda, kesinlikle bu aşk dediğim bir farkın yarattığı iki aşk şekliyiz seninle. Seninki bedende, tende saklı, benimki ruha esir. İçimde köpürdüğün her bir an için ömür dediğini adamak benimki.

Sen ol, var ol, yaşa diye var oluşum. Dokunmadan kanatan ile dokunmadan yaratanın büyüsü bizimki. Gözlerim yine isyan şelalesinin başında. Aktı akacak, coştu coşacak göz pınarlarım. Yuttuklarımı geceye akıtacak yine. Sonra dil susacak, yürek konuşacak parmaklarımın arasındaki kalem ile üzerinde yumuşacık gezinip kağıtların, yine seni anlatacak bana. İçimde saklanan senden zerrecikler birleşip çığ olacak, yine kağıdın canını yakacak acılarım.

Sen sevmedin diye kızmam, kırılmam ki. Seni hadsizce seven kalbimin cezası bu. Sınır tanımazlığı, dik başlılığı, asiliği başına bela oldu işte. Çeksin cezasını, ne diyeyim. Dinlemiyor.

Gözüm gözüne değdiğinde kaçıyor, bakmıyor diyorum, sen görmüyorsun o ruhuyla bakıyor diyor. Hissetmeden dokunuyor, beni benden alıyor diyorum, hissettiğini hissettirmemek için kendini cezalandırıyor diyor. Nefesim o benim ama beni nefessiz bırakıyor diyorum, nefesinin nedeni ya, daha ne istiyorsun diyor. Sessizliğimle haykırışlarıma sağır, duymuyor diyorum, sus ve kabullen, o da kendi sessizliğinde esir çığlıklarını atıyor diyor. Susuyorum.0dbbd47f-c1c5-49b8-933e-39464bbf0b85

Susuyorum gecem. Gecenin seni alıp yanıma getirmelerinden bu adın hatıra kaldı bana. Gece ile geldin, gecelerime doldun, gündüzlerimi gece kadar kararttın ama güneş de sensin, ay da. Gün aysın dersen günüm aydınlık, iyilikle dolu bir gece dilersen gecem iyi. Sen ne dilersen, ne dersen o aşk.

Ben kendimce bildiğim gibi yaşıyorum aşkın esaretini, sen bildiğini unutmuşsun be sevgili. Kabulümsün. Eyvallah dediğimde içinde biriken yığınlarca kelimenin yegane sebebisin. Koşulsuz bir kabulleniş, tam bir teslimiyet ile ardından sürükleniyor ruhum rüzgarda savrulan bir yaprak gibi.

Çarpıp çarpıp, yeniden savrulduğum sarp kayalıklar, dikenine şahit olup, çiçeğine ulaşamadığım güller, soğuk harabe duvarlar, denizler ve uçssuz bucaksız çorak topraklarda aradığım yeşilliktin sen. Yeşerdin. Yeşerttim seni ama yeşilliğinden huzur alan ben değilim. Sen huzur ol da, huzurum dolsun benliğime. Sen sev de sevilmek kelimesinin anlamı şereflensin.

10421216_1501294620150234_1561037525228248874_nSen ol ki ben var olayım. Gittiğin yerlerde umut ol, umut al, ben senin umudunla mutluyum. Sen benden ol, benimle olma ama ben de kal aşk. Aşkı öğreten, aşka karıştıran, aşkı yaşatan, aşkı hissettiren varlığın ile yaşıyorum artık. Senden sonrakilere bilerek ve kıyaslayarak yaklaşacak zihnim. Bırak senden sonrakiler yalnız zihnim ile var olsunlar. Sen ruhumun efendisisin aşk. Sen hükümdarım, sahibim. Ben sadık esirin olmak ile görevli meczup. Fanilikte de, sonsuzlukta da varlığım aşkındır. Varlığına şükürler olsun. Var ettiğin her bir zerrem için minnettarım sevgili.

Masumluğun en tarifine uygun yalınlığı ile sonsuz kere senin olabilirim. Aşk, sen sonsuzluğumun sırrısın.

Kategori: GENEL • Etiket: ,

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: