Sevmeye mecbur edilmenin esareti…

3 Mayıs 2016 0 Yorum

resimli-etkileyici-sözler-tumblrBabamın gazetesinde yazı işleri müdürlüğü yapan arkadaşım Şenol, benimle konuşmak istediğini söyleyince işi gücü toparlayıp, sözleştiğimiz gibi evlerine gittim.

Şenol aşırı sakinliğiyle anılan, tartışmaların dengesini bulması için ortamda aranan bir adamdı. Eşini de çok severdim. Çocuklarımız dedikleri kedileriyle eksiklik lafı etmeden mutlu mesut yaşıyorlardı. Ara da bir Şenol’un ailesinin Necla’ nın çocuk sahibi olamamasını mesele yapmaları, onlar için bir mesele oluşturmuyordu.

Kedicikleriyle mutluydular. Üstelik sokakta sakat kalan, bir bacağı eksik kalmış, gözleri görmeyen bir başka kediyi de evlat edinmişlerdi. Birine “Şans” diğerine de “Mutlu” adını vermişlerdi.

Asıl şans, milyonlarca olasılık içerisinde Şenol ile Necla’nın birbirlerini bulmasıydı. Bu şansları ile de çok mutluydular.

Şenol ilk defa, duymak istemediğim, midemi bulandıran sayısız cümleler kurdu bana. Sanki bir kâbusun içerisinden çıkmaya çalışan biri gibi uyanmak istiyordum. Tüm bu söylenenleri duymamayı dilerdim.

Şenol, babam ile Vural’ın abisinin iş anlaşması yaptıklarını, gazeteye yeni bilgisayarlar alındığını ve bunun karşısında Vural ile benim aile kurmamıza karar verildiğini söylediğinde cinnet geçirmek ne demek, nasıl insan katil olabiliyor anlamaya başlamıştım.

Şenol un evinden çıktığımda gökdelenin tepesinden aşağıya atlamış ve halen yere ulaşmamış bir insanın hisleri içerisindeydim. Düşeceğini biliyor olmak o yolculuğu ürkütücü hale getiriyordu. Sanki birazdan yere çakılacak ve parçalara ayrılacaktım. Caddedeki arabalar, insanlar hepsi göründüğünden daha fazla sayıda üzerime geliyordu. beni seveceksin

Midem bulanıyordu yine. Çocukluğumdan beri yaşadığım stres, üzüntü hep midemi bulandırırdı. Bu sefer bulanmanın dışında başka bir eylem hissediyordum. Şiddetli kramplar ile midem kasılıyordu. Şuursuz bir şekilde bütün caddeyi boydan boya yürüdüm.

Defalarca zihnimi toparlamaya çalıştım ama duyduğum kelimeler kötü bir sunum parçaları gibi sayfa sayfa gözümün önüne geliyordu. Ben orada, o caddenin ortasında bu oyunun diğer kahramanları hakkında bilgim yokken başrolü kurban olmak kaydı ile kapmıştım. Sahne kurulmuş, senaryo yazılmış, dekorlar yerleştirilmiş, seyirciler salondaki yerlerini almıştı. Bir el beni sahnenin ortasına kadar itmişti. Oradaydım. Tüm ışıklar üzerimde ve ben ilk cümlemi dahi ezberlememiştim. Belli ki bu oyun başarısızlıkla sonuçlanacak ve ben yuhalanacaktım.

 

“İlginç Adamlar ve Kadınları” kitabımdaki “Beni seveceksin” adlı hikayemden alıntıdır…

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: