Aşk’ ın emrine amade…

3 Mayıs 2016 0 Yorum

IMG-20160503-WA0019 (1)

 

“Bendeki Aşk, senden bana zuhur eden, içime işleyen nedir bilmek ister misin? Kim baksa yüzüme senden izler görecek her an. Benim her halimde sen varsın. Gözlerim sana ağlayacak, senden olanlar için akıtacak yaşlarını, gülüşümle eşlik edecek, belki bir gün kahkahalarımdan yaşaracak gözlerim, belki de incittiğin yerden akamayan kanın yerine, sağanak yağacak gözlerim ama içinde hep sen olacaksın.

 

O en beğendiğin dudaklarımda senin yönetiminde anlıyor musun? Ya sen istedin diye tutku ile alev alacak, ya mühürlenecek ve hiçbir sesin çıkmasına izin vermeyecek, belki de kocaman bir kahkaha için açılacak bir gül gibi yüzümün tam ortasında ama o da senin emrinde aşk. Sen ne istersen o.

 

Ellerim, parmaklarımda, emrinde sevgilim. Ya sımsıkı tutacaksın kenetleneceğiz ya da kayıp gideceksin avuçlarımdan. Uyuyarak şereflendirdiğin göğsümün üzerinde, saçlarının içerisinde kaybolacak parmaklarım istersen ya da gidişinin ardından boş yastığı göğsüme bastıracak her hareketinde yine de sen olacaksın avuçlarımda.

 

Sana gönderilmeyen mektuplar yazacak belki parmaklarım ya da buzdolabının üzerine gülümsemen için “Sana aşığım” yazan bir not bırakacak güzel bir sabahta, ama yine senin emrinde olacak.fb_ımg_1456337836099.jpg.jpg

 

Kalbim, hani şu gönül dedikleri, o da emrinde sevgili. Sen ince ince sızacak, damlaya damlaya göl, sonra okyanus olacaksın içimde, tüm hücrelerime yayılacaksın. İliklerime işleyeceksin. Sen kokacak üstüm başım. Belki kırılıp dağılacak, uçurumun kıyısında paramparça yere çakılmaya yakın sırasını bekleyecek ya da zirvede tamamlayacak görevini ama içi sadece seninle dolu olacak sana söz. Ölümde de hayatta da yalnız sen.

 

Tüm bedenimle, saklı gizlilerimle, hayallerimle, duygularımla, beynimin tüm hücreleri ile esir al beni aşk sana söz sonsuza kadar emrindeyim. Acıyan yerlerime, kırılan dökülen tüm parçalarıma inat sana hizmet edeceğim sonuma kadar.

 

Sana bağlamışken kendimi ta köklerimden, beni üzüm buğusu, zümrüt, elmas ve değerli ne varsa en kıymetlisinin yerine koyacaklarını bildiklerimden de vazgeçeceğim sana söz.

 

Sen sürükle beni peşinden. Taşlı yollarda yere düşür, kanat dizlerimi, dirseklerimi, akıt gözyaşlarımı, gözyaşlarımla yıka arındır kendini umurumda değil. Kıymetsizleştirsende adın aşk senin, dilin aşk, kokun aşk ve ben başka bir dil bilmem, başka kokulardan hoşlanmam anlıyor musun? Tek bildiğim sensin.

 

Dünyanın tüm nimetlerinden bir bir sundular, sunacaklar önüme biliyorum ama benim kıymetlim sensin. Sensin aşk.

 

Sen, adı aşk olan, kimsen gel, emrine amadeyim.”

 

“Yağmurdan sonra Deniz” adlı romanımdan küçük bir hediye…

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: