Tesadüf…

27 Nisan 2016 0 Yorum

fb_ımg_1455510223336.jpg.jpgİçinde kayıp olduğum, kendimi unuttuğum bir gece getirdi seni bana. Adınla, şanınla, emsalsiz ruhunla girdin kapıdan. Peşinde sürüklediğin kaygılarımdan dikili bir elbise giydirdin. Adın aşk senin biliyorum. Kapıdan içeri girdiğinde tüm benliğimle “Hoşgeldin” diyerek karşıladım seni. Kendime inat, senden habersiz, geldiğine şükrettim.

İlmek ilmek içime işliyorsun, öylece sessiz sedasız tahtına yerleşiyorsun da ne tahtından ne de hükümdarlığından haberin yok. Korkularımın sureti gibisin. Kayıp etmek korkusuyla yüzleştirdin beni. Sana çekildikçe kendimden uzaklaşıyorum. Ezberlerimi unutuyorum.

Merak etmek, özlemek adına söylenen ne kadar kelime varsa sanki hepsi sana dair, adeta sen kokuyor. Sana gel demek istedikçe senden kaçıyorum. Sen cesurdan daha cesur, yürekli prens, beni sürüklediğin yollarda cennetim senin olduğun topraklardır. Cennetinden kaçan ilk fani benim. Üstelik bu kaçış içinde bir arpa boyu yol alamadım. Gittikçe parmaklarının arasında seni eğlendiren bir yoyo gibi sana geri dönüyorum.

Ellerini ve yüzünün tüm kemiklerini, kıvrımlarını ezberleyesiye kadar incelemek istiyorum. Gözlerinin içinde kayıp olurken köşe bucak kaçtığım aşk ile tanışmak istiyorum. Suretlerine inat aşkın gerçeği ile seninle tanışmak istiyorum. Bana baktığında beni görmek istiyorum. Bir gün ben de yaşayan sana şahit olsan, uyandığında bile kaçamayacağın bir kabusun içinde yaşamak zorunda kalmış gibi korkacaksın.

img_0023Parmaklarının arasında kenetlenen parmaklarımı terk ettiğinde, avuçların tarafından kavranmak istiyor olacak bileklerim. Tıpkı benim gibi terk ettikçe beni, bana geleceksin biliyorum. Daha önce yarattığım hiç bir tabloda hissetmediklerimin açlığı ile saçlarımı biraz omuzun, biraz dizin ve en anlamlı varlığın kalbini saklayan göğsün ile şereflendirmek istiyorum.

Senin hayatının dingin nehrine şelale gibi akarken, sızar taklidi yapmak, buna hem kendimi hem de seni inandırmak ne zor bilemezsin. İkimizin göğsünde birbirini tamamlayan dövmelerimiz gibi bir mucize ile sende yeniden kendimi bulmuşken, yaşarmış gibi yapıyorum. Korkudan bacaklarım titredikçe,  gerçekten yaşamaktan kaçıyorum.

Zihnimde hayatımı esir olan tüm puslu görüntülere inat, senden tek bir dileğim var. Kendime itiraf edemezken sana da söyleyemediğim dileğime kavuşmak için, beni aşka inandır ne olur. Aşkla tanıştır, aşkla sana koca bir cihan imparatorluğumu bağışlayayım. Kendimden vazgeçirt beni, sonsuza kadar hizmetkarın olayım. ”

” Tesadüf” adlı romanımdan küçük bir hediye…

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: