Gerçek bir aşk hikayesi…

26 Nisan 2016 3 Yorum

12143217_1511939165796965_7109216955684200951_n

“Adam. Adamlık tanımını anlamlandıran sevdiğim. Eskiye dokunuyor parmaklarım. Biraz plakların parlak eski kapakları, bir çok besteyi, piyesi dinlediğimiz radyomuz, en mutlu anlarımızı ölümsüzleştirdiğin fotoğraf makinaların, ellerinle eserleştirdiğin, kalemle anlamlandırdığın siyah beyaz portrelerim, en güzel şiirlerin, öykülerin yazıldığı antika daktiloların  ve o en sevdiğimiz şarkıların melodisinde kayıp oluyorum.

Ne çok aşk ile hiç olmuşuz meğer. Siyah beyazlıklarımızda renklerimiz cıvıl cıvıl. İmkansızlıklarımızda saklanmıştı mutluluk umutlarımız. Hep mutluyduk sevdiğim. Mutluyuz. Sevdiğimsin sen benim. Ağzımı doldura doldura haykırdığım, koşulsuz sevdiğimsin. İnsan sevdiğim kelimesinin içerisine neler yerleştirir bilir misin? Bir kardeş, bir baba, bir ağabey, bir dost, bir tutam tutku, bolca şehvet ve koşulsuz aşk barındırır sevdiğim kelimesi benim için. Her şeyim olman demek bu.

Geceleri İlayda’ nın ışığında plaktan şarkılarla demleniriz bazen. Canın isterse biraz kendi ellerinden çıkan müzik aletlerinle harikalar diyarında olma hissi yaşatırsın bana. Dostlar gelip gittikçe aşk perçinleşir keyfin içerisinde. Bizim her halimiz aşk kokar. Bir seferinde önüme sunduğun anılarımdan bir hediye ile yeniden aşkımı almıştın benden. Kayıp ettiğim ne varsa önüme sunarsın. Umudumu, inancımı, bana ait kayıp eşyalarımı derler toparlar, avucuma yüreğime koyarsın yeniden. Yeniden kazandırırsın hep. Umutsuzluk ve yoksunlukla büyürken karşıma çıktın ve tek varlığım mükafatım oluverdin. “İnsanın sevdiği mükafatıymış meğer” dediğimde “Her sevilen mükafat mıdır?” derler. Haklılar. Bu benim şansım. Sen benim hayatıma hediye olarak bahşedildin.

Onca yıl hiç mi çarpışmadı zıtlıklarımız? Çarpışıp her seferinde yeniden bağlandık adeta. Savrulduğumuz rüzgarlar yeniden birbirimizin yanına bıraktı dağılan düşüncelerimizi. Gidemedik. Tutunduk. Birlikte hayata tutunduk. Mucizelerin mucizesini yarattık birlikte. İki kere birlikte dünyaya imza attık. Bir kız, bir de oğlumuz var. Bizden iki insan yarattık. Onlar da bizden başka insanlar yaratacaklar. Sevgiyle, saygıyla, özgürce yaşasınlar hayatlarını.

Sabahları taze reçellik güller  kokar bahçemiz, manolyalarımız açtı açacak. Sen benim ruhumda açtığından beri, ömrüm seninle daima parıldayacak. Ben öyle aman aman romantizm de bilmezdim. Sen benim romantizm dilimsin. Senden öğrendim hakiki sevilmeyi ve sevmeyi. Bence konuşmayı becerebilen, sence konuşturmayı başaran, ikimizden bir aşk dili yaratıp bizi hikayeleştiren bir adamsın. Ruhumu sarıp sarmalayan, hayatımı anlamlandıran varlığına sonsuz teşekkür ediyorum.”

12027335_1511936309130584_519172226088909448_o“Kadın. Kadın kelimesinin ifadesini anlamlandıran kadınım. En çok özgürlüğümü esarete kaptıracağım diye korkardım sevmekten. Seninle özgür olmanın tadını yaşattın bana sen. Yargılamadın, anlamsız yorumlamadın, gereksiz bulmadın, yetersiz görmedin hiç bir zaman. Dik duruşundaki hassas yüreğinin meyvesi bu aşk. Sen sertleştikçe ruhun içime aktı. Seni diğerlerinden farklılaştıran tüm özelliklerine şükürler olsun ki bana aile olmanın hevesini yaşattı.

Birleşen ruhlarımızın bağı ile gülmeyi de ağlamayı da, olmadık yerlerde başka bir dünya da yaşar gibi keyif almayı da birlikte başardık. Kimsenin belkide bir olmamıza ihtimal vermediği hayatımızda imrenilecek kadar mükemmelliği tattık. Senin kayıp ettiğini sandığın herşey ben de anlamlı. Seni biriktiriyorum içimde ben. Pul koleksiyonu yapmıyorum. Seni ölümsüzleştiriyorum, senden kolleksiyon yapıyorum ben. Sendeki görülmemiş meziyetlerinden biriktiriyorum yıllardır. Ne keyifli bir koleksiyon, ne paha biçilmez bir sanat eserisin bir bilsen. Bu yüzden seni resimliyor ellerim ve senin olduğun fotoğraf kareleri yaratıyor ruhum.

Ben senin için ihtiyacın oldukları bulup çıkartıp sana getiren değilim. Layık olduklarına sahip olmanı sağlamaya çalışan bir şövalyeyim sadece. Sen mutluysan mutluyum. Huzur sokağı sana çıkar daima. Senin hayat heyecanın, hevesin, arzularınla büyüdüğünü izledim ben. En görkemli şöleni dünyanın en güzel mekanında izlemek gibiydi hayatına eşlik etmek. Ruhumu sarıp sarmalayan, hayatımı anlamlandıran varlığına sonsuz teşekkür ediyorum.

Kadınım. Sen bensin. Beni yaratan sensin. Ben de kal. Birlikte sonsuz olalım…”

Benim canım dostlarım Deniz Nur Oktay ve Cüneyt Oktay’ın hikayesidir. Çok etkilendiğim bir aşkı dünya duysun istedim.

 

11063740_1511936609130554_8755330208949069894_n

 

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorum (3)

Trackback URL | Comments RSS Feed

  1. Deniz Nur Oktay dedi ki:

    Bazen okursun, tekrar tekrar okursun..Ruhuna işler ve ne harf ne kelime yeter tarif etmeye..Sen MUHTEŞEMSİN..On bir harf bende ki özetin can dostum..

  2. mikaelEr dedi ki:

    Per non dire altro.
    [url=http://www.visitcheltenham.com/engine/referrer.asp?web=http%3A%2F%2Fwww.cbashop.top%2F]mikaelEr[/url]

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: