Ravna’nın mükafatlarını diledi…

5 Nisan 2016 3 Yorum

12650867_10153925364164507_8475269197927003822_n

Çok zarif, şahane yeşil gözleri vardı Revna’ nın. Serhat, “Tam tipim, hayalimdeki gibi ince kemikli Fransız kadınlarına benziyor. Bir kere kesinlikle Türk kızlarına benzemiyor, hem de hiçbir özelliği ile.” diye düşündü.

Her anlattığını dinleyip dikkatle onu anlamaya çalışıyordu. Çok heyecanlıydı. Gecenin sonunda sırdaş defterine Revnayı anlatmıştı.

Bu kız beni çok etkiledi. Çok acıklı üçüncü sayfa haberi gibi hikâyesi ve iki tane çocuğu var. Kız yirmili yaşlarda gibi ama kırk yaşında. İnanması çok zor. Boyunu aşan üniversiteli bir kızı var. Bir de küçük oğlu. Kadın tam bir Avrupalı görüntüsün de. Yaşını göstermeyecek kadar bakımlı, bir o kadar da olgun, kibar, kültürlü. Aradığım her şey var. Göçmen ailelerin Tanrı tarafından mükâfatlandırılmışlarından.

Revna o akşam anlatıyor, Serhat onun anlattıkları arasında kayıp oluyordu. Elinde olsa kalkıp sarılacak tüm tutkusu ile öpecekti kızı. Zor tutuyordu kendini. Hayranlıkla gözlerinin içine bakıyordu. Revna zarif bir kadın olmanın yanı sıra bir erkeğe nasıl davranılması konusunda da Serhat’ a göre oldukça başarılıydı. Masada ki mezelerden Serhat’ın tabağına da servis yapıyor ve bu çok normalmiş gibi, bunu onun için her zaman yapıyormuş gibi davranıyordu.

Konuştukça sayfa sayfa açtığı kitap gibi okunuyordu. Anlattıklarından Revna’nın ne kadar güçlü olduğunu anlaması Serhat için çok kolaylaşıyordu.

Revna’ nın hayatı mücadeleyle geçmişti. En azından bu kızla sadece monolog seklinde vakit geçirmeyeceğini anlamış olmanın huzuru içinde “Çok şükür diyalog kurabileceğim bir kadın varmış” diye içinden geçirdi. Bu onun hayaline yaklaştığına işaretti. Bu gecenin sonu ona defterine değişmeyecek hislerini yazdırdı;

Kadından dişilik akıyor ve bunu öyle güzel bir zarafet ile sergiliyor ki ikisinin arasındaki dengeyi sağlamak her kadına nasip olmaz. Benimle sonsuza kadar yaşayacağına inandığım, beni mutlu edecek kadını buldum.

Çocuklarının varlığı umurumda değil. Daha doğrusu sorun değil. Her gülün dikeni vardır misali, gülün güzelliği için alışır hallederiz.

Bu kadın benim aradığım kadın ve ben onu istiyorum. Her ne pahasına olursa olsun, istiyorum. O benim olmalı. Tek kelimeyle büyülendim. Bu kadın benim hayatımın en özel kısımı…”

 

“İlginç Adamlar ve Kadınları” Ada isimli hikayeden…

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorum (3)

Trackback URL | Comments RSS Feed

  1. Selim dedi ki:

    Çok güzel yazıya dökmüş duygularını Serhat, birde yüzüne karşı söyleyebilse….

    Harika bir paylaşım, teşekkürler Nazan hanım,

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: