Özgürlüğü içinde esaret…

28 Mart 2016 1 Yorum

 

Deniz ile yemek yerken benimle paylaşmaya çalıştığı o heyecanını duymaktan korktuğum cümleler ile tanımlaması karşısında çaresiz bir gerginlik içerisinde kalakaldım.

Deniz, Özgür den etkilenmişti. Bu durumda en yakını olduğum için bana bunu anlatırken benim ne hissettiğimi bilemezdi.

Konuşma ilginçleştikçe ben Deniz’in karşısında gittikçe küçülmüştüm. O benim en yakın arkadaşımdı, mutlu görmeyi en çok istediğim kişilerden biriydi. Kafam karışıktı.

Özgür öyle çok da sevgilisiymişim gibi hissettirmese de beraberken prenses gibi davranırdı bana. Aşk kokusu her yerimi sarmışken dışarıya yansımasını önlemek hiç kolay olmamıştı.

Deniz ile birlikte yediğim o yemek bana hiçbir zaman hissetmediğim bir his yaşattı. Suçluluk. Suçlu olduğumu hissediyordum.

Samimiyetsiz biri gibi davranıyordum. Susuyordum. Oysa bağıra bağıra Deniz ben Özgür’e âşık oldum demek istiyordum. Demediğim gibi üstelik hiç de inanmadığım bir cümle ile benden şüphelenmemesini sağladım.

-Deniz benim çocuklarım var ve Özgür beni asla istemez. O adamın benimle ne işi olur?

Bu cümleye bana söyleten Deniz’in kendisiyle aynı heyecan ile Özgür den bahsettiğimi fark etmesiydi. Sorgulamaya başlayınca, beklenmedik bir anda saçma bir düşünce cümlesi ile benim ile Özgür arasında bağ kurmasını engellemiştim.

“İlginç Adamlar ve Kadınları” kitabımdaki “Tango’nun Özgürlüğü” hikayemden bir alıntı…

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorum (1)

Trackback URL | Comments RSS Feed

  1. River dedi ki:

    God, I feel like I shluod be takin notes! Great work

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: