Bahar’ım gelmiş…

21 Mart 2016 2 Yorum

1020256_a3cf18c1e04cbd894db4fc7fab8429b5_600x600

Toprak mis gibi kokuyor . Bahçeler renklenmeye başladı. Meyve ağaçları çiçeklendi. En güzeli de  gelinlik giymiş gibi süslenen erik ağaçları. Gökyüzü pırıl pırıl. Terk eden kuşlar da birer birer yola çıktılar artık. Yeni yeni İstanbul manzaraları oluşturacaklar gökyüzünde. Martılar hep vardı zaten. Onlar her koşula yatkın kimlikleri ile istikrarlı, cefakar, güçlü ve özgürler.

Ufak ufak ara sokaklarda top oynamaya başlar çocuklar. Parklar da dolar. Baloncular da gezinmeye başlar yakında. Kedilerin baharı geldi de geçiyor bile. Onlar için masum aşk hikayeleri yazılıyor şimdi. Yavaş yavaş Nisan’ın bereketinin kokuları yayılacak havaya. “İnce mi giyinsek, kalın mı bilemedik” cümleleri konuşulacak. Yaz için tatil planları başlayacak yeniden.

829264-ask-i-baharKelebekler uçuşup, güneş ısıtmaya başlayınca insanlar da ısınacak, mesafelerini yakınlaştıracak yeni umutlara.Bahar ile yenileneceğiz hep birlikte. Güzel olan varlıkların festivali gibidir bahar. Hepsi tüm yıl olduklarından daha da gösterişli. Her güzellikle hücrelerimiz arınacak gözlerimiz sayesinde. Orman, sahil yürüyüşleri. Yaza hazırlık diyet telaşı derken, yeniden bahar gelip geçecek üzerimizden.

Doğanın bıkmadan usanmadan yenilenmesine karşın, insanlar neden hep olduğu yerde sayıyor bu dünyada? Bizim kirlettiğimiz, çöpe çevirdiğimiz, havanın kuruttuğu, kirlettiği her şey inatla yeniden hayata dönüyor. Bütün bu oluşum ve değişim üstelik dünya canlıları için. Hayvanlar ve bitkiler kendilerine bahşedilenin miktarına, kalitesine bakmadan kabullenip yaşamlarını sürdürebilirken, insan denilen varlığın bu dünya ve diğer canlılarla derdi ne anlamış değilim.

Ne kadar yaşayacağımızın garantisi olmadığı gibi, üstelik tüm şartlara dayanabiliyor olduğumuzun da ispatı var. Fakirlikte de, zenginlikte de yadırgamadan yaşar insan. Dağın tepesinde bir barakada su ve elektrik yokken yaşayabildiği gibi büyük şehirlerde,  malikanelerde de yaşayabiliyor.

Elde ettiklerimizi koruma hastalığı bizimkisi ve diğerinden daha fazlasına sahip olma hırsı. Olandan vazgeçin, hepiniz bağ bahçe bakacak evlere taşının, ferrarinizi satın, hayatınızı olduğu yerde bırakın demek istemiyorum. Gereksiz hırslarla kendinize stres ortamı yaratmayın yeter.

Oysaki hepimizi doğa  besliyor. Hepimiz aynı üretilmiş organlarla yaşantımızı belirlenmiş şartlar ve kurallar silsilesinde sürdürüyoruz. Aşağı yukarı hastalıklarımız ve hislerimiz bile aynı. Dertler bile birbirine benzer.

 

Gelişen dünyadan nasiplenmeyelim mi? Nsaiplenelim, ayak uyduralım tabi ki ama elde edemediklerimiz için sahip olanlara karşı hırs yapmayalım. Kıskanmadan, kimseyi değiştirmeye, başkalaştırmaya çalışmadan, kimsenin fikrine, hayatına saygısızlık yapmadan, kimsenin kendi özgürlük çemberini daraltmadan, kimsenin huzurunu bozmadan, canına kast etmeden, canını yakmadan, üzmeden, ağlatmadan sahip olduğumuz dünyada gerçek bir huzur ve barışla yaşamaya çalışalım.

Bahar bize daha önceki senelerde getirdiğinden çok huzur,sağlık, anlayış, hoşgörü, sevgi ve mutluluk getirsin.

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorum (2)

Trackback URL | Comments RSS Feed

  1. Ramash dedi ki:

    Baharın gəlişini çox gözəl ifadə etmisiniz. təşəkkürlər

  2. Easter dedi ki:

    I found myself nodding my noggin all the way thgrouh.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: