Serhat ne ister?

28 Şubat 2016 0 Yorum

journal_pen

Neyi değiştirebilirim ki bundan sonra, yaşayıp gidiyorum işte diye söylense de hep bir değişim düşüncesi bilinçaltını kıpırdatıyordu.

Sert görünümlü, aşırı derecede mantıklı davranmaya dikkat eden, prensip sahibi, planlı biri gibi imajı olsa da kuraldışı yaşamayı sevdi hep ve onu insanlar bu özelliklerle etiketleyip tanımladılar bunca yıldır. Değişmek zor. Kendini tanımaz hale gelmişti aslında bu aralar.

Öğrendiği bir şey varsa zayıflık göstermemek, sevimli gözükmek, güçlü gözükmek adına tüm insanların taktığı kendi kişiliklerinin tam tersi maskeleri olduğuydu. Benim de maskelerim var diye düşünmüyor değildi.

Kalbi ile yaşantısı paralel değildi mesela. Kendine zaman zaman itiraflarda bulunuyor bunun sonucunda, kolay kolay kimseye, belki de hiç kimseye göstermediği kalbinin derinliklerinde sakladığı, zarar görmemek için zırhla kapladığı hislerinin varlığını hissediyordu.

Her zaman savaşa hazır oldu. Yalnız bir şeyi atladı, savaşmaktan sevişmeyi, sevmeyi, sevilmeyi ve bunun tadını çıkartmayı. Sevişmek derken fiilen olandan bahsetmiyorum elbette, ruhların sadece bir bakışta tutkuyla yanmasını anlatmak istiyorum. Bu, Serhat’ın bugüne kadar hiç tatmadığı bir duyguydu.

Onun bunca zamandır duygularını ortaya koyduğu tek davranış biçimi, öfkeyle dolu konuşmalar, kavgalar, isyanlar, bağırışlar belki de bazen eşyaları tekmelemeler, duvarlardan hırs almalar, aynaları kırmalardı. Dışarıdan görülebilen tek duygu öfkesiydi.

Hayatında olan kadınlara karşı şiddet falan uygulayan psikopatlardan değildi elbette ama damarına basan insanlara karşı hep bir karşı savunması, itirazı, isyanı olmuştu.

Mutlaka bir kadına çiçek, hediye ya da mutlu edecek herhangi bir girişimde bulunmuştu. Bu centilmenlikleri yaptı elbette, birilerinin kalbini kırıp döktükten sonra, kaldığı yerden devam edebilmek adına, kendi egosunu tatmin edecek davranışlarda bulunmayı da kendi belirlerdi. Bir kalıba girmeden, kendi isterse yapardı ve bu hep böyle oldu.

“İlginç Adamlar ve Kadınları” kitabımdaki “ADA” isimli hikayemden küçük bir hediye…

1214008-yalniz-adam

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: