“Savaşan Kadınlar” sinemalarda…

18 Şubat 2016 0 Yorum

levent44_1416136308168

Başlıktaki gibi bir konu beklemeyin. Konu bugün sinema ile ilgili değil. Kadınların gerçek hayatta birbirlerine çektikleri numaraları anlatmak istedim bugün.

Bir organizasyona davetlisiniz. Kendinizi güzel ve özel hissetmek istediğinizde, önce güzel bir duş, şık bir kıyafet, kaliteli bir makyaj ve kuaförde geçen saatlerin ardından gideceğiniz yer neresi ise yola çıktınız diyelim. Bütün güzelliğiniz üzerinizde, belli ki bakan bir daha bakacak. Sizin de sık sık aynadan kendinizi kontrol etmenizin sebebi kendinizi her seferinde daha güzel bulmak istemeniz ve bir kusur varsa düzeltme çabanız elbette. Neyse lafı uzatmayalım. Görkemli bir tablo gibi görünüyorsunuz.

Mekândan içeri girdiniz.Geçtiğiniz yollarda yanındaki güzel kadına rağmen alımlıysanız salonda bütün erkekler dönüp baktılar. Nerelerinize baktılar ve ne kadar baktılar siz kendiniz tahlil edebilirsiniz. Saniyeleri geçen bakışlar, erkeklerin büyülendiğini gösterir ama sadece bir süreliğine. Ara sıra bakışlar çakışabilir de, işte bu bakan bir daha baktı durumu. Bunu da atlattınız diyelim.

Şimdi dönün ve etrafınıza iyice bakın. Gözünü üzerinize dikmiş mekânın tadını çıkartmayı, yanındaki adamı unutmuş sizi baştan aşağıya süzen bir sürü kadınla göz göze geleceksiniz. O ana kadar size bakan erkek kafaları ve gözleri aşırı derece büyülenmediler ise normal hallerine geri döndüler bile ama kadınlar dönemezler.

Çorabınızı, makyajınızı, elbisenizi, saçınızı, ayakkabınızı, çantanızı, utanmasa iç çamaşırınızı, takılarınızı, ojenizi, her şeyinizi baştan aşağıya incelerler, eleştirirler hele bir de beğendiyse yandınız. “Nereden almış kim bilir, aman çantası uymamış, o saç ne öyle, ay o makyaj hiç gitmiş mi, poposu, göbeği çıkmış, gözü mü kayıyor onun, ayyy takılara bak, o ne be avize gibi küpe takmış, şişşşt şuna bak ” şeklinde bir de yanındaki diğer kadınları da örgütleyenler vardır.

Hele bir de yanındaki partnerinin size baktığını gördüyse bittiniz. Hemen eleştiri bombası haline gelirsiniz.Önce yanındaki adama olta atar, “Hatun güzelmiş der. Adam cevap verir, “Kim canım fark etmedim.” bu cevap adamın canının kurtarmak için uydurduğu basit bir yalandır. Bunun yalan olduğunu adamın biraz önceki hayran bakışını fark ettiyseniz, sadece siz bilirsiniz ve bir de yanındaki diğer kadın. Kadın bu cevabı alınca da durmaz.“Şuna bak burası için fazla abartılı giyinmemiş mi? Makyajı çok ağır ve basit görünüyor. O ne öyle saçlar falan kim bu ya?” ve daha neler neler. Adam tek kelime yorum yapamaz, diyeceği tek şey “İlgilenme bizene, gecenin keyfini çıkartalım” olsa da kadın bir kere gözünü dikti mi bir türlü rahat vermez.

bugun_ne_giysem_izle_bugun_ne_giysem_finali_kim_kazandi_bugun_ne_giysem_27_aralik_2012_h1716

Gülümsediğinizi görür gibi oldum. Aşırı uç noktada kırıcı olmasa da hepimiz etrafımızdaki kadınları kadın olarak eleştiriyoruz. Erkeklerden daha çok inceliyoruz birbirimizi. Nasıl göründüğümüzü onlardan daha çok dert ediniyoruz. Hemcinslerimizin kusurlarıyla eğleniyoruz. Başarısızlıklarından zevk alıyoruz. Hatta bazen abartıp acılarıyla mutlu oluyoruz. Ben kimsenin acısıyla mutlu olamam, eminim birçoğunuz da benimle aynı fikirdesiniz ama inanın, böyle kadınlar çok. O yüzden dost mu, arkadaş mı, sadece bir tanıdık mı iyi ayırmak lazım.

Bazen hepimizin gittiği bir mekânda ya da iş yerinde tuvalet sohbetlerimiz olur. Kadınlar birbirini koruyup kollamayı da sever aslında ama bunu samimi yapıp yapmadığını anlamak çok zaman ve deneyim ister. Herkes tuvalette birbirine ne kadar güzel göründüğünü söyler. Bu doğrudur. Hakikaten beğenirler. Elbisesini, takısını, ayakkabısını, saçının rengini beğenirler, orada görüş açısı kısıtlıdır. Hatta kusurlarını onarırlar birbirinin. Makyaj malzemesi, ped, parfüm paylaşırlar. Tuvaletten çıkıp mekândaki yerlerine giderken birbirlerinin arkalarından bakarlar ve diğer bakan insanlara bakarlar. O andan itibaren o tuvaletteki kankalık yerini, kusur aramaya bırakır ve eğlence başlar.

Şimdi televizyonlar da onu mu giysem, bunu mu giysem, kafama ne saçma bir şey taksam da daha marjinal olurum, daha ne kadar saçmalayıp rüküş olmayı başarırım gibi programlar var. Benim ilgi alanıma girmiyor. İzleyen ailem ve yakınlarımdan duyduğum kadarı ile bu yukarıda anlatmaya çalıştığım kadınların birbirine olan kıskançlıkları alenen su yüzüne çıkartılıyormuş. Muhtemelen kanalın yazıp oynamaları için verdiği rolleri hakkıyla yerine getiriyorlardır. Erkek berberlerinde en çok seyredilen program olmuş, haberiniz yok hatunlar. Güzellik ve şıklık abidesi rüküşler, size söylüyorum. Malzeme olmuşsunuz erkek dünyasına. Siz birbirinizin gözünü oyarken millet eğleniyor farkında mısınız?

Hiç anlamıyorum inanın.Yahu millet yiyecek ekmek, altına giyecek don bulamıyor bunlar bulmuş da beğenmiyor, bir de olay yaratıp, millete bu programları seyrettirip para kazanıyorlar. Benim eğlence arayan sevgili milletim; derdiniz bu ise harika kitaplar var eğlencelik sorarsanız liste yapar yayınlarım. Yağmur çamur gözetmeden çıkın bir yürüyüş yapın. Arkadaşınızla gidin bir kahve için ya da o gelsin sohbet edin. Bir hobi edinin ama ne olur bu saçmalıklara prim vermeyin.

O programları organize eden, oraya katılan sevgili arkadaşlar, bu prodüksiyonlara para harcadıkları kadar, çocuklar için mont, bot, kazak, pantolon, elbise kısaca hazır giyim üretebilecek insanlardan destek alıp Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumundaki çocuklar için bir yardım yapsa daha çok saygı görmez mi?

Mesela çocuk giyimi tasarımı yapan genç beyinlerden, yaratıcılardan oluşan bir yarışma düzenlesinler, kazanan yine para ödülü alsın. Tasarlanan en güzel kıyafetler anlaşmalı destek olacak bir tekstil firmasına ürettirilsin ve kimsesiz ihtiyaç sahibi çocuklara dağıtılsın. Herkes yine memnun olmaz mı? Tekstil firması reklamını yapar, en iyi tasarımcı adını duyurur, kanal sosyal yardım programı amacı ile yaptığı bu organizasyondan dolayı sempati kazanır. Alan razı, veren razı. Hele o yavrucaklar, kendileri için özel tasarlanmış bir kıyafete sahip olsa, ihtiyacı karşılansa mutlu olmaz mı? Benim bu program projem hayal olmaktan öteye gitmeyecek şüphesiz ama bir temenni diyelim. İsyanımı susturdum.

Hadi size iyi seyirler hanımlar, beyler…

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: