Shalev’ in dönüşümü…

16 Şubat 2016 0 Yorum

“Gözünde bir ışık var,

Peşinde bin âşık var,

Dudağında mey mi var?

Sarhoşum sarhoş.”

 

mesajlaşan-kadın

Bir erkek bu şarkı ile anılsaydı hoşuna gider miydi? Gitmez mi? Bir aşığın kaleminden çıkan bu sözler hangi ruhu okşamaz ki? Hele bir de gelmiş geçmiş en kadife sesli şarkıcı Dilek Türkan söylese bu şarkıyı, tadına doyulmaz.

Teknolojinin sosyalleşme adına gerçekleştirdiği en büyük devrim sayesinde birbirlerini tanıdılar. Merak ile birlikte adrenalin pompalanmaya başlarsa vücudu durdurabilmek ne mümkün artık. Niyet, her zaman bedenden önde hareket eder.

Birkaç saatin içinde görüşmek istediler. Canlı canlı dokunmak, duymak, anlamak istediler. Aşkın kimyası denilen olay var ya, işte bu hormonal dürtüler sayesinde birden karar verdiler, randevulaştılar ve buluştular.

Bir gün içerisinde bu iki insanı burada karşılıklı oturtan neydi? Ne heyecanıydı, bu neyin eksikliği ile ihtiyaç haline geldi bilmiyorum sorusunun cevabı, insanın vücudunda fışkırmayı bekleyen hormonlardan başka bir şey değildi.

64413_m349e

Simge’nin akılına bile gelmeyecek bir görüntüsü vardı Shalev’in. Hayalindeki bir tip değildi.

“Fazla çapkın duruşlu,  birçok kadını kırıp geçebilir bir görüntüsü var ama yani nasıl anlatsam kafamdaki karizmatik çekiciliği yok.

Kıyafetleri yaşının altında, özensiz. V yakalı penye bir bluz altında yırtık bir kot pantolon, spor ayakkabılar, kahverengi yün bir hırka giymiş, sanki herhangi bir arkadaşı ile sözleşmiş gibi ilk buluşmaya gelmiş.

Kahverengi asil bir renk ama kasvetli de bir görüntüsü var. Hayalimdeki gibi değil. Oysa ben en şık elbisemi giydim. Saçım, makyajım oldukça özendim, ayakkabı çanta uyumuma kadar dikkat ettim. Renkleri uyumlu bir tablo gibi görünmeyi seviyorum. Bir de şunun haline bak.

Simge, saniyenin onda birinde bütün bu düşünceleri aklından geçerdi.

Fiziksel görünümü ile Shalev, Simgenin zihninde eksi denilen bir etiketle bu yolculuğa başladı. Restorana giden yokuştan aşağıya inerken, ayakkabısının topukları yüzünden düşmesin diye Simgeye uzattığı elinin tutulmasıyla, Shalev tüm eksilerini masaya gidesiye kadar sildi attı bile.

Seçtikleri masanın etrafındaki rahat koltuklara kurulduklarında Simge’nin parlayan gözleri Shalev’in samimi gülümsemesiyle çarpışınca, gecenin keyifli geçeceği belliydi.

-Simge ben ne yesem? Çok açım ben canım. Malum işten sonra yemek fırsatım olmadı. Senin gibi bir güzelliği de bekletmek istemedim. Tenisi de iptal edemedim. Enerjim sıfırlandı. Çok acıktım.

Shalev, Simgeyi çok iyi tanıyormuş gibi konuşuyordu. Simge de bu samimiyet duygusunu en derinlerde hissetmiş olmalı ki;

-Ne yersin, ne seversin bilmem ki hayatım.

Simge kurduğu bu cümlenin altında ezildi, kendine inanamadı. Buluşalı sadece birkaç dakika oldu ve bu yeni tanıdığı adama “hayatım” demek istedi.

-Ben böyle kolay pişirilen zahmetsiz şeyleri severim mesela sarma gibi zor yapılan yemekler bana göre değil. Düşünelim. Peynir, makarna ama en çok peynir severim ben.

Simge elini kaldırıp garsonu çağırdı. Napolitano soslu makarna istiyoruz. Bol parmesan peynir alalım üzerine. Ne içmek istersin?

-Şarap içelim. Sanırım sen kırmızı şarap içersin ben sana ayak uydururum.

Simge sadece gözlerine bakıp “Sen kırmızı şarap seversin” diyebilen bir adamın edindiği tecrübeleri düşündü. Kiminle bir arada olduğunu anlamaya çalışırken, önsezileri kuvvetli biri yerine, kadınlar konusundaki tecrübesi tartışılmaz bir Kazanova ile buluştuğunu hissetti. Tekrar dikkatini toplayıp garsonun elindeki şarap mönüsünü almaya gerek duymadan, hemen siparişini verdi.

-Boğazkere Öküzgözü karışımı bir şarap olsun. Seçimi size bırakıyorum. Teşekkür ederim.

-Salata alır mısınız efendim?

Simge garsonun sorusuna hiç tereddüt etmeden Shalev’i kırk yıldır tanıyormuş gibi cevap verdi.

-Hayır, salata yemez.

-Hayır, salata yemez mi? Bunu nereden bilebilirsin ki?

“İlginç Adamlar ve Kadınları” kitabımdaki “Bana şans ver.” adlı hikayemden küçük bir hediye…

Sarhoşum sarhoş…

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: