Senden bir tane var…

25 Ocak 2016 0 Yorum

fb_ımg_1449434763490.jpg.jpgHayatımın hiç bir Aralık ayı geçtiğimiz ay kadar anlamlı olmamıştı. Ocak ise bu kadar huzurlu geçmemişti Belli ki bundan sonra hergün benim için öncekilerden daha anlamlı çünkü benliğimi varlığı ile işgal eden zihnimi ruhumu kusatmis görkemli bir güç var. Günümü gecemi eşsiz bir his ile aydınlatan şahanem, umudum ile tanıştık. Bir aydır kendimde değişiklikler yapmaya karar verdim. Aslında buna tam manasıyla değişim de diyemeyiz. Kendimi yeniden keşfetmek daha doğru bir cümle olacak.

fb_ımg_1452693372529.jpg.jpgUmudumla tanıştım dedim ya sebebini anlatmalıyım biraz. Bazı kararlar aldığımda bunun bir eyleme geçmesi için etrafımdaki kişilerden fikir alır, eksiler artılar derken bir takım fikirleri kendi beyin süzgecime yerleştirirdim. Oturup süzgecin altından kalan kırıntıların ortaya bir şey çıkartmasını beklerken, umutsuzluğa kapılır, bir süre sonra da nasıl olsa olmaz der yapacağım her neyse vazgeçerdim. Baktım bu alışkanlık haline dönüştü. Bu alışkanlık ise peşinden umutsuzluğu ve mutsuzluğu getirdi. Sürekli bir huzursuzluk hali yaşamaya başladım.

img_0036

Önce etraftakilere karşı sağır olmayı, kör olmayı, sonra da kendimi iyi dinlemeyi, anlamayı, zihnimdeki gelişmeleri görmeyi başardım. Peşinden umutlanmayı, kendime inanmayı seçtim. Umudumla tanışınca kollarımı iki yana açıp kazanımlarımla sarılma anımı bekledim. Kendimi kucakladım, sevdim, şefkat gösterdim. Bu ihtiyacım olan hislerin bir başkası tarafından verilmesine ihtiyacım olmadığını fark ettim.

Başkalaşıyoruz. Gelişiyoruz. Şartlara ve değişiklik gösteren algılarımıza göre bazen geriliyor bazen de ilerliyoruz. Bu bir süreç. Yaşam boyu hissedilen değişim bu. Yaşananlar, yaşadıklarımızdan anlaşılanlar, kazanımlar, kaybedilen değerler, korkular, kaygılar, vazgeçişler ve yorgunluklarla edinilmiş değişimlerle dolu hayat. Tecrübe değiştiriyor diyebilir miyiz?

e671769aee0ada76a832adb395dcf78b_1305816706

En yalın halimiz bebekliğimiz de bile gün geçtikçe algılayıp öğrendiğimiz bilgiler ışığında değişmeye başlıyoruz. Çocuklukla birlikte öğretilen ve içinden seçip kabullendiğimiz, uygulamaya geçirdiğimiz değerlere göre, davranışlar ile yavaş yavaş kişiliğimizi kazanıyoruz.

Ergenlik döneminde karışan kafalarımızı yönetmek zorlaşıyor. Kendi doğrularımızı arayıp bulma isteği sonucunda tecrübe denizine dalış başlıyor. Doğrularımız başkalarının hayatlarında ki yanlışlar ise eleştirilere maruz kalmak kaçınılmaz bir hal alıyor.

Yetişkinlik öncesi, yaşa, gör, anla yöntemiyle;  yanılgı, pişmanlık, hayal kırıklıkları gibi negatif etkilerin farkında olmaya başlarız. Yaşanan bir çok durumun bizimle ilgili olmadığını düşünmeye başlarız. Hep birilerine bağlı yaşanmış pişmanlıklarımız olur.

fb_ımg_1450044124632.jpg.jpg

Sigaraya başlamak gibi mesela. Bütün arkadaşların içerken sana da ikram ederler. İkram etmekle kalmayıp ısrar ederler. Kendini yönetemezsen başkasının tercihlerini kendininmiş gibi yaşamaya başlarsın. Sonra bir gün beni sigaraya alıştıran Ahmetti ya da Ayşeydi deme olasılığın da yüksek elbette. Oysaki sigara içmek kişisel bir eylemdir. Biri o sigarayı sen iç diye yakabilir ama senin yerine nefes çektiğinde sana bir faydası ya da zararı olmaz. Bu eylemi kendin yapar iyi ya da kötü tüm sonuçlarına da kendin katlanırsın.

Başkası hayatınız için bir takım önerilerde bulunabilir, önerdiği şeyi kendisi de yapıyor olabilir ancak etkileri ikinizde de aynı olmayabilir. Bunu iyi ayırt etmek gerekiyor. İnsanların kendi elbise bedenine uygun giyinmesi gibi.

fb_ımg_1451313144924.jpg.jpg

Anlama ve anlamlandırma dönemine geçiş yaptık. Kendi doğrularımızı keşfettik, modelledik, tavır belirledik ve hayatımızı kurduk. Yetişkin olduk. Yetişkinlikte daha önce önemsemediğimiz başka insanların davranışlarından etkilenerek yeni bir model yarattık. Kendi değerlerimiz ve çevre faktörü, tecrübeler ışığında yolumuzda ilerlemeye başladık.

Kazanılan pozitif ve negatif değerler zamanla, tecrübelerle değişkenlik gösterdiği için dönem dönem saçmaladık, şaşırdık, pişman olduk, yanıldık ve yeni modeller geliştirdik. Sürekli demonte kişiliğimiz gerçek olgunluğa ulaşasıya kadar şekil değiştirip durdu. İşin garibi, gerçek olgunlukla insan ne zaman tanışır ve kabullenir belli bir tarihi de yok.

Kendi gibi de kalamıyor insan. Bugün anlatmak istediğim bu. Kendin gibi yaşamayı öğrenesiye kadar içinde besleyip büyüttüğün bir sürü kişiliğin hayatını yaşıyorsun.

11377166_1030732203611644_6258539324128534905_n

Hayatına yeni birini almaya karar verdiğimizde neler oluyor bir bakalım istiyorum bugün. Birini sevmekle örneklendirelim. Benimsemek, sahiplenmek, ona göre hayatına yön vermekten bahsedelim. olması gerekenin dışında yani kendinden bir adım önde tuttuğunda neler olabilir? Önem değer dozunu kaçırıp olduğundan fazla kontrolsüz sevmek ile yaşanabilecek sorunlar ışığında sevme şeklimizi değiştirmek isteyebiliriz. Bu kontrolsüz sevme halinin sonuçlarını tahmin etmek zor. Sonunu düşünen kahraman olmaz derler ve doğru söylerler ama kendinden gidenleri geri getirmen için gerekli gücün bittiğinde ne olacak?

mutlu-insan (1)

Başkasının sevgi dilini anlayıp, önemsemeyip, ona göre davranmaya kalkışınca da kendi dilinde sevme konusunda özgür olmak zorlaşıyor. Kendi dilinle ve gücünle özgürce sevebilmek yok aslında.

Seversem; ilgilenirim, özlerim, önemserim, ona göre hayatımda düzenlemeler yaparım, saygı gösteririm, şefkatle yaklaşırım, merak ederim, yanında olmak isterim, yanımda olsun isterim. Bu benim dilime göre sevmek. Bunlardan hangisi size uyar uymaz bilmiyorum ancak; genelde ilişkilerde beklenen davranış biçimleri olduğunu düşünüyorum.

yasam_mutlu_insan

Bu davranışlarım zaman ve koşullara göre değişiklik gösterir mi? Kendi adıma söylemek gerekirse, benim sevme dilim değişmez. Değişen sevdiğim kişi kim ise onun hissettirdiği etkiye göre tepki olacaktır elbette. Benim sevme dilimden hoşlanmazsa sevmemin bir anlamı var mı? Benim için var. Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi sevmeyi öğrendim. Kendim için sevebilmeyi öğrendim ve uyguluyorum. Sevgimi illa ki onun varlığıyla devam ettirmem gerekmiyor. Sevgi zamanla kendi içindeki süreçleri tamamlayıp özgürce değişebilir. Sevilenle yaşanmasa da sevgi yaşanabilir.

Kimsenin kendi tarzını değiştirme gibi bir niyetim de yok. Sizin de olmasın. Herkes kendine göre yaşasın sevgisini ve kimseninkini değiştirmeye, geliştirmeye çalışmasın. Sevme dilleri uyuşmuyorsa herkes kendi yoluna baksın ve kimse kimsenin hayatından en kıymetli varlığını zamanını çalmasın. Bir kişide anlaşılamayan değer görmeyen bu sevgi dili, başkasına çok kıymetli gelebilir. Bu yüzden bir tecrübe istediğimiz gibi kazanımlarla sonuçlanmadı diye sevme dilimizi değiştirmemize gerek yok.

mutlu_insan_mutsuz_olur_h1144

Değişen ne peki? Değişen şu; her ne kadar etiketlemeden, bencillik yapmadan sevmeye gayret göstermek hususunda dikkatinizi çekmeye çalışsam da, insanlar, işine gelmeyen diye tabir ettiğimiz durumlarda sevileni kurcalamaya, değiştirmeye, kendince eğitmeye başlıyor. Yürümediğinde ise pes edip sırtını dönüp gidebiliyor.

Bu gidiş başka bir yöne yolculuk anlamına geliyor. Yapılan bu yolculukta karşına çıkacak modelde uygulayacağın sevme dili, tecrübelerinden edindiğin kaygılar yüzünden değişiklik gösteriyor. Temkinlilik başlıyor, kontrol mekanizman çalışıyor, güven terazin bozuluyor, her yıkımda inancın azalıyor. Değişim de bunlara bağlı gelişiyor. Savunma duvarları olan sevme modeline geçiş yapıyorsun. Oysa bir üst modelin bir önceki ile benzerliklerine rağmen, farklılıklarının olabileceğini görmek ve inanmak her zaman istikrarlı sevme dilinle deneyimlemek belki de insanı doğru sonuca götürecek.

331a810d644ab1f44a06d2b67e6356e5Kaç kere yanılırsan yanıl sevme dilini değiştirme, doğruyu bulacaksın. Seni olduğun gibi anlayan kabul eden, senin diline uygun başka bir model mutlaka var. Umut yitirilmemesi gereken hayat damarıdır. Bunu unutmamak lazım. Kendini değersiz hissettiren hiç bir kalpte ve hayatta olma. Unutma senden sadece bir tane var.

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: