Sussan biraz…

28 Aralık 2015 0 Yorum

image

Geç kalınmışlıkla, erken gelinmişlik arasında bir yerler de sıkıştım. konuştukça, dinledikçe doğru bildiklerimi yitiriyorum. Sıkıştım kaldım. Benim için seçtiğin bütün kelimeler, şarkılar, cümlelere karşı sağır olmaya çabaladıkça, gri bulutlardan sağanak yağıyorsun üzerime.

image

Kendine bir bak aynada. Sonra da elindeki resmime ve o resimde gördüklerin hakkında bildiklerine odaklan. Asiliğini bastıracak bir şeyler bulacaksın belki. Yürüme. Geriye dön. Hem de arkana bakmadan.

image

Benim bitirdiğim yolların sonunda senin bana yetişmeni bekleyeceğim duraklar olmadığı gibi senin de zaman makinen yok bana yetişebilmen için. Görmüyor musun?

image

“Can yakan gözlerini görmeye geldim” diyorsun ya yakma canını, canımı, canımızı. “Canımdan başka servetim yokken canımdan geçmeye geldim” demişsin ya geçme kendinden. Beni de sürükleme bir nota defterinin, ucu yanık bir kağıda yazılmış, duyulmamış kelimelerle bezenmiş bir şiirin peşinden. Kandırma beni, ikna etme.

image

Bu zırhları giyip alışmak için geçirdiğim onca zamanın ardından emeklerimi boşa çıkartma benim. Çok yorgunum. Zor alıştım. Alışkanlığımdan vazgeçirme beni. Dokunma. En hassas yaralarımın üzerini kazıma, kanamasın yaralarım. İyileşme taklidi yapmaya alışmıştım ne güzel ve de oldukça başarılıydım rolümde. Şimdi beni kremalı sebze çorbası gibi biraz ondan biraz bundan diye karıştırma. Bozma lezzetini hayatımın.

image

Ödüm patlıyor biliyorsun. Ya kalbim yeniden hatırlarsa varlığını, onca zamanlık esaretinden kurtulursa içinde hapis ettiğim hislerim, zindanlarım bomboş kalınca ben nereye sığınırım yaralanmamak için koca bir savaşın içinde. Savaşımda birbirine düşman ettiğim mantığımla duygularım arasında ne de güzel bir eşitlik vardı. Bu eşitliği bozmana ne gerek var. Tam da sulh kararı almıştık. Yeniden düşmanlık besletip, mantığımı mağlup etmenin ne anlamı var şimdi?

image

Yazmak istediğim yeni hikayelerimde ki kahraman olma şimdi. Kurgusu bozuk bir senaryo olmaktan öteye gitmeyecek hiç bir şey. Yarım kalacak. Mutlu son ile bitmeyecek. Kırgınlıklar, pişmanlıklarla doldurmak istemiyorum kalan zamanımı.

image

Kendim için en köklü kararım, kalan günlerimi sadece beni mutlu eden anılarla doldurmak. Senin adının mutluluk olduğunu görmezlikten gelmek istiyorum. Devamı olmayacak biliyorum. Dalgaların kumlara ulaşıp geri dönmesi gibi olacak herşey.

image

Ruhuma karışacak, ikimizden bir kör düğüm yaratacaksın. Elimi tutacaksın. Daha önce hiç duyulmamışları, görülmemişleri yaşatacaksın bana. Bunu biliyor, anlıyor ve hissediyor olmaktan da nefret ediyorum bazen.

Bildiğim bir şey varsa, hayatıma ışık saçıp, başka bir ışığın peşinden giderken bir gün , karanlıkla tanıştıracaksın beni. Günümü gecemi yeniden aydınlatmak için vereceğim mücadeleden kaçıyorum.

image

Nefesimi sıklaştıran nefesim olacaksın. Sana karıştıkça birbirimize benzeyeceğiz. Güldüğümüz, kızdığımız, heyecanlandığımız herşey aynı olacak bir zaman sonra. Kelimelerimizi çalacağız birbirimizden ve uykularımızı gasp edecek tutkularımız. Sonra sen alıp gideceksin bir yanımı ben kesildiğim yerde umutsuz kalacağım.

image

Gelme. Dokunma hayatıma. Karışma bana. Değiştirme beni. Sana benzeyenler senden olanlar olmasın hayatımda. Vazgeçmek istiyorum. Unutmak istiyorum hayatın içinde yaşanası herseyden uzak canımı korumak istiyorum. Iyileşmez iyi niyetinden vurulanlar.

 

 

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: