Kendine bir güzellik yap…

24 Aralık 2015 0 Yorum

image

Enkazın altında değilim.Etraftan kopan parçalar üzerime sağanak yağıyor. Başkalarının yıkıntılarının altında kamburlaştım. Üzerine giymedikleri sorumluluk elbisesini adeta bir tedavi gömleği gibi bana yakıştırıp, çözemeyeceğim bağlarıyla sımsıkı düğümler atıyorlar.

Olmak istediğim manzaranın karşısında değilim. Keyfimde kaçtı. Çay da demlemiyor, rakı da. Şaraplı da şarapsız da günler aynı mayhoşlukta. Neşeden değil kederden boşalıyor kadehler ve bazen de çırpınmanın ağır yükü ile taşıyor.

image

Galata’nın sokaklarını yüksek topuklarla gezmek kadar acı verici, rahatsız edici bu aralar önüme sunulanlar. Kuleye karşı ya da kuleden seyredilen manzaralara, keyifte hasret kaldım.
image

Boğaz mavinin, martının, dalga köpüğünün dışında içime başka bir varlık işliyor, aslında fark etmek istemediğim. Düpedüz yalnızım be arkadaş. Kaçacak sığınacak tek bir adresim var, oda ben.

image

Üşüdüğümde yarım eldivenlerimin içinden özgürlüğüne fışkıran parmak uçlarım öksüz. Kulaklarım hiç bir manalı fısıltıyı işitmeyecek kadar yetim. Gözlerim zaruri ihtiyaçların dışında başka bir gözün içinde kayıp olmayacaksa ve sürekli ağlamak görevini yerine getirmek için çabalıyorsa günler, haftalar, aylar boyunca kapalı kalsınlar lütfen. Kamaştıran büyülü bir ışığa kadar mühürledim gözlerimi de.
image

Yanaklara doğru esnemeyi unutmuş dudaklara ne demeli? Bedeni beslemek, gerektiğinde konuşma eylemine destek vermek için mi yaratılmış sadece. Sahtekarlığından utanıyorum artık. Sırf işe yarasın diye yüzümün ortasına estetik katıyorum onunla. Dudaklarımla gülümseyip, gözlerimle yalanlıyorum. İkisi de başarılı aktör oldular. Tutku ile hareketlenmek ne demek unuttular. Esnemek ve kocaman açılıp etrafa neşe saçmayı yeniden nasıl öğretirim bu dudaklara ben.

image

Saçlarım tarak ve kuaför elinden başka dokunulmak nasıl bir şey bilmiyor. Tellerin arasından geçecek, üzerinden okşayacak başka bir el ile tanışmadılar. Tanıştıklarına da alışamadılar aslında. Sahteliği hemen anlıyor benim akıllı bedenim ve reddediyor ruhun komutlarını.
image

En yalın halinle gel. Üzerindeki olmak istediklerinden yarattığın elbiseni çıkart at. Olduklarınla gel artık. Cebindeki biriktirdiklerini bana döndüğün köşebaşındaki konteynıra at. Yenilerini biriktireceğiz seninle. Öğrendiklerin, bildiklerin de zihin sandığında kalsın şimdi. Hiç bir şey bilmiyormuş gibi gel. Öğren beni. Bana kendini anlat. Öğret.
image

Vücudumdaki her zerrenin bir anlamı, yeni yeni görevleri olsun sayende. Aşka hizmet etmek için sabırsızlanıyorlar biliyorum. Pas tuttular uzun zamandır. Üzerlerine yağan yağmurdan küf tuttu duvarları, rutubet kokuyor her yanım. Yaşam beni yaşarken, ben mış gibi yaparak yaşıyorum. 
image

İçimi ısıtan sabah güneşine sığındım yine. Biraz ileri gitsem gölgede donacağım. Yüzümden damlayıp, içimden akıp geçiyor yağmur nemlenmiyorum, bildiğin sırıl sıklam oldum. Üstüm başım aşk kokuyor. Aşktan kapattım kendimin zindanlarına benliğimi. Huzuru nerde bulurum iyi biliyorum ama bana gelmesini bekliyorum. 

Unuttuğum ve unutmak için kendimi zorladığım ne varsa hepsinden vazgeçiyorum. Umutsuzluğun içinde hapsolan mutsuzlukla aram açık. Mutlu olmak için seni diliyorum. Seni izliyorum. Senin mutluluğunda huzur buluyorum. Kendine bir güzellik yap. Gel Mutlu et ben de kendini.

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: