Aynayı kırma…

23 Aralık 2015 2 Yorum

image

Önce kendi ile iletişime geçer insan.Kendini dinler. Gözler güne açıldığında ilk kendi ile konuşur. Sessiz başlayan iletişimde ilk önce yatakta daha ne kadar mayışmalıyım sorusunu sorar. Belki de yanında uyuyana karşı içini gıcıklatan arzuyu bastırmak için kendini ikna etmeye çabalarsın. Baş edemezsen harekete geçersin.

image

Saati beş kere ertelemiş ve geç kalmışsa kendi ile kavga eder insan. Hele bir de uyandığında yeni günde yaşanacak olumsuzluklara önceden tahmin ediyorsa ve o ortamda da bulunmak istemiyorsa, kavgası uzar gider.

Her sabah ne giyeceğimiz , gün içinde neler yaşayabileceğimiz hakkında küçük bir sohbet ederiz kendimizle. Bazen bu işe götüren yolda, tuvalette, duşta asansörde de olabilir.

image

Kendi arabamızla yoldaysak ve yalnızsak, trafikteki diğer araç sürücüleri ile etkisiz iletişim kurmanın yanında, neredeyse tüm gün ya da önceki gün, bazen de planlanmış günler hakkında sessiz gevezeliğimiz sürer gider.

Bulunduğumuz yerin hiç önemi olmadan, etrafımızdaki insanlar hakkında kendimizle dedikodular yaparız ve bu dedikodulardan bazen en yakınımızın bile haberi olmaz.

image

Kendimizle eğlenirken. Kendimize şarkılar söyleriz, kızar eleştiririz, pohpohlarız, şımartırız. Kendimizle başka insanlarla yaşadığımız gibi bir ilişkimiz olduğunu anlamak, başkalarıyla da doğru iletişim kurabilmek adına önemli bir adım.

image

İnsan işe kendini sevmekten , saymaktan başlamamışsa dış dünyaya alışıp sevmesini, saymasını beklemek oldukça anlamsız olurdu.

Kendimizin iç mutluluğu adına neler yapıyoruz bir gözden geçirmek lazım. Sevdiğimiz şekilde giyiniyor, ilgimizi çeken insanlarla vakit geçiriyor, hoşlandığımız etkinliklere katılıyor, arkadaş ediniyor, aşık oluyor, yeni hayatlar kuruyoruz. Bütün bu saydıklarımın dışında insanların kendi için yaptığı bir çok alışkanlıkları, tercihleri doğrultusunda davranışları var.

image

Kendi ile ilişkisi bozuk olan insanlar, zamanla hayatın gerçekliğinden ve güzel pozitif yanlarından kaçar hale geldiği için mutsuzluk ile mücadele vermeye başlıyor. Yaşamıyor. Sürekli savaş halinde mücadele ediyorlar.

Yüzündeki ifadeye, vücut dili de eşlik edince, içten gelen o manasız ben merkezci savunma mekanizması yüzünden yalnız kalıp, yalnız olmayanlara karşı düşmanlık besleyebiliyorlar.

image

Bir adam ya da kadın insan cinsinin en görkemli görünüşüne sahip olabilir, hayatı mutlu sürdürebilmesi için o görüntünün içinden etrafa yaydığı koku ve karşısındaki aynaya yansıttığı görüntü onun insani ölçülerini anlaşılır hale getirir.

Yansıttıklarına göre yaşar insan. Aynada kafanızın öne eğildiğini görmek istiyorsanız öne eğersiniz. Aynanın sizi öpmesini istiyorsanız aynayı öpersiniz. Ne verirseniz onu alırsınız. Neyi içten içe planlar, neyi gizler, neyi dilerseniz onu yaşarsınız. Kelimelerinizden önce vücudunuz davranışlarınızla konuşur. Karşı tarafta ne yansıması görmek istediğiniz konusunda işaretler gönderirsiniz. İçinizdeki iyiliği saklamadığınız gibi aslında farkında olmadan kötü hislerin pis kokusunu da gizleyemezsiniz. Kendiniz de karşılaştığınızda emin olun gözden kaçırmaz, hemen gerçeği anlarsınız. Yapmanız gereken gerçekten doğruyu anlamaya çabalamak.

image

İnsan dilediğini elde etmek için önce kendisinden bunu istemeli. Sahip olmayı istemeli. Gerçeklerden uzaklaşmadan, neyi nasıl yapması gerektiği konusunda kendi içinde uzlaşmalı.

Edinilmiş alışkanlıklar, ögretilmiş metodlar ile değil; kendi için gerçekten istediklerine uygun olarak zihniyle uzlaşmalı ve iş birliği yapmalı. Kendi içinde savaş halinde olmak, iç sesini bastırmaya çalışmak yorucu olacağı gibi ne kendine ne de etrafındaki canlılara bir fayda sağlamayacaktır.

image

Zaman hepimiz için kısıtlı ve ne zaman sonlanacaği hakkında da hiç birimizin bilgisi yok öyle değil mi? Öyleyse elimizdeki her anı hayattan zevk aldığımız bir kalıba neden sığdırmayalım? Hayatımıza eşlik etmesini istemediğimiz birileri ile sırf uydurulmuş bahaneler, başkalarına göre değerler, doğrular yüzünden neden katlanmak ve bu durumun yükü altında ezilmek zorunda kalalım?

image

Zaman kaybı yapma lüksümüz yok. Her sabah kendimizle iyi geçinmeye başlayacağımız bir güne uyanmayı planlamak ile başlayalım değişime. Biz değiştiķçe etrafa yayılan enerjimiz ile aynadaki yansımamız tam da dişimize göre olacak. Hayattan korkmayın.Terkedilmekten, acı çekmekten, incinmekten korktuğu için aşktan kaçan kadın, adam sana sesleniyorum. Sana ne yansısın istiyorsan onu yansitabilmenin yollarını öğren. Söz, mutsuz olmayacaksın. Hadi programla kendini. Önce sahip oldukların için teşekkür et sonra olması gerekenler için dua et ve kendini bu olması gerekenler için yönlendir.

Sınır sensin. Değiş ki dünyan değişsin. Değişmesini beklediğin hayat birden biter sen beklediklerin yüzünden kaçırdıklarına pişman olursun. Silkelen. Hayattasın ve başka bir perde yok. Az sonra oyun bitecek herkes dağılacak. Göster hünerlerini hayat şölene dönüşsün.

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorum (2)

Trackback URL | Comments RSS Feed

  1. bbusrademir dedi ki:

    Yansıttıklarına göre yaşar insan. Aynada kafanızın öne eğildiğini görmek istiyorsanız öne eğersiniz. Aynanın sizi öpmesini istiyorsanız aynayı öpersiniz. Ne verirseniz onu alırsınız. Neyi içten içe planlar, neyi gizler, neyi dilerseniz onu yaşarsınız.

    Yazınızdan bu güzel ve anlamlı satırlar aklımdan silinmeyecekler arasına girdi bile , çok güzel bir yazı olmuş elinize sağlık

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: