ADA…

7 Aralık 2015 0 Yorum

20120511082352685

Serhat, şimdi burada 43 yaşında, babasının sol pantolon paçasına yapıştığını, “ Hani top oynayacaktık baba bahçede”  dediğini ve saatlerce ağladığını, şimdi anlayabildiği olayları, o zaman sadece babasının evden gidişi olarak hatırladığını düşündü. Boşluk canını yakıyordu yine.

Kendi gibi bir babanın ya da annenin paçasına, koluna, yakasına yapışmasını istemediği için, çocuk sahibi olmaktan korktu. Aile olmaktan korktu. Üniversite de heveslendiği o kıpırtılı zamanlarda aldığı evlilik kararı onu aile olmaya yöneltemedi. Güven vermedi.

Yeniden hayallerine kapılmak istedi. Bu kötü anıları aklından uzaklaştırabilmesi için kendi kendine konuşmak iyi gelmişti. Her zamanki defter, yine iş başındaydı. Aldı eline kalemi yazdı yazdı yazdı…

65138

“Biraz fazla kendime vakit ayırdığım zamanlarda bana anlattığı konuya odaklanamadığım için surat yapınca, sarılıp gönlünü alsaydım, karımın.

Pazar sabahları herkesten önce uyanıp köşedeki çiçekçiden taze çiçekler, sıcacık ekmek ve Pazara özel bir şeyler alsaydım. Çocuklar uyumadan önce ben kızıma, karım oğluma masallar anlatsaydık.

Ne kadar çok sevdiğimizi söyleseydik her gece çocuklarımıza, üzerlerini örtüp iyi geceler dedikten sonra onlar uyumaya direnseydi, “Hadi artık uyuyun bakalım.” cümlesinden sonra ev sessizleşseydi baba otoritesiyle mesela.

Hep bir kızım olsun istedim ben. Âşık olduğum kadınıma benzesin yüzü, huyları, hareketleri. Yanlış biri olmayacaktır eminim. Bir erkek çocuktan çok kızım olsa mesela. Oğlum da olsun tabi ki. Elinden tutup maça gideyim, omuzuma alayım beraber tezahürat yapalım anneden gizli böyle bol küfürlü.

Ne acayip hayaller, ne oluyor oğlum kendine gel.

buyukada-fayton-turlari

Karımla baş başa kaldığımızda ama karım dediğim âşık olduğum bir kadın olmalı mutlaka, böyle çocuklar ayakaltından çekilmiş uyumuşlar tam da özgürlük saatlerinde, birer kadeh kırmızı şarap açmalı geceye. Hem de  en sevdiğimizden. Suvla Sur 2010 mesela 92 puanlık sağlam bir şaraptır. Biraz da müzik kattın mı geceye, keyfe bak sen oh mis.

Ondan, bundan, geçmişten, bugünden tatlı tatlı sohbetler, uzun uzun öpüşmeler, sarılmalar eşliğinde, gecenin içerisinde kaybolabilseydik tek vücut.

Kocaman sofralar kurulsaydı evimizde. Nefis yemekler yapsaydı karım. Benim karım mesela gerçekten leziz yemekler yapmayı bilmeli. Ben damak tadına düşkün adamım. Şimdi yemek yapamazsa, benim listemde eksikler oluşur, kareler birleşmez. Olursa iyisi olsun tabi, hayal bu ya. Ben de işin ucundan tutup keyifle leziz salatalar yapabilirim belki. Tüm hazırlık mutlu seslerle yenilecek yemekler için.

buyukada-gezi3

Dostlar bahçemize gelseler, neşeli partiler, mangal sefaları, şişelerin dibini bulup neşeden şarkılar söyleseydik beraber.  Omuzuma yaslanan güzel bir kadın ve kadının kokusunda cenneti bulmak isterdim.

Yeni yeni tatil planları, çocukların eğitimi geleceği ile ilgili bazen gergin, bazen hayaller kurarak güzel uzun sohbetler etseydik.

“Aman be oğlum kendine gel bu ne melankoli böyle yaştan mıdır nedir? “dedi. Bir sigara daha yaktı. Dumanı öyle bir çekti ki içine, sanki bir seferde tüketecekti.

Hayaller hayaller…

“İlginç Adamlar ve Kadınları” romanımdaki “ADA” isimli hikayemden küçük bir hediye…

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: