Gelir misin benimle?

5 Aralık 2015 0 Yorum

image

Kızıl, puslu bir yorgunluktan çıktım. Yeniden denize açılmak için gücümü keşfettim. Alacakaranlığı koluma takip kürekleri unutulmuş bir sandal attım can havliyle kendimi.

Sandal kapıldığı dalgaların ahengi ile bilinmeze sürükledi bir süre. Sessizce olabilecekleri izledim. Sandala benimle binmeyenleri unuttum önce, sonra da yarı yolda can yeleklerini takip tek tek inenleri.

Takvim yok, saat yok. Zaman varlığıyla ne getirdiyse onu yaşadım. Baharlar, yazlar ve nice sert kışları atlattım.

Sonra kendi içimdeki engin okyanusta bir tekne, ardindan bir yelkenli derken nihayet bir gemi çıktı karşıma.

image

Baktım içinden insan sesleri geliyor. Herbirinin kendi fikirleri, inançları öncelikleri, hayalleri duyuluyor. Herkes kendinin  avukatı, başkasının öğretmeni, patronu olmuştu.

Hiç kimse aynaya bakmadan kendinden görebildiği kadar  kendini ispat etme derdindeydiler. Duyduğum sadece gürültü halinde insan sesleriymis meğer. Sesleri var, insanlıkları yoktu. Açtım kanatlarımı, kendimi bulmak için gökyüzünde süzüldüm. 

image

Güneşe doğru kanat çırptım yılmadan yorulmadan. Işığa doğru ilerlemek hep bir çıkış umudu oldu. Belkide yerini bilemedigim evime giden yolumu aydınlatmak ile görevlidir diye takibi sürdürdüm. Yaklaştıkça kayıp oldu.Tam artık bir daha gelmeyecek derken yeniden ışığım oldu.

Üzerime yağan yağmur, kar ve beni bir yaprak gibi savuran güçlü rüzgarlardan sıyrılıp  sığınağımda buldum kendimi.

image

Gördüğüm her yerden daha huzurlu ve sıcak geldi evim.Yine kendime sığındım. Kabuğuna saklanmış kaplumbağa gibi kaldım bir süre.

Başımı dışarı uzattigimda kendimi bahçemde buldum. Özenerek yetistirdiğim meyve ağaçları,  rengarenk mis kokulu çiçekler eşliğinde,  en sevdiğim huzur saatlerinde geceme hapis, bir kaç mumun aydinlattigi bahçenin büyüsünde dinledim.

image

Büyünün etkisi geçmeye başladığında bahçeden de kaçacak oldum. Yorgunluktan zıngır zıngır titreyen vücudumu taşımaktan yorgun çıplak ayaklarımla köklerimden kuvvet alıp adım attım.

Sert soğuk bir duvar karşıladı önce beni. Karanlıkta parmak uçlarımla hissettim çıkışı olmayan labirentini. Duvardan sızıp geçebileceğimi düşündüm önce ve belkide bir çıkış yolu vardir diye tüm ara yollarında hızla ilerledim.

Karanlıkta önüme sunulan bir ışık vardı yine. Üzerine doğru yürüdüm. Sonra o soğuk duvarına yansıyan sakladığın kalbinin, kalbimin üzerinde şekil aldığını gördüm.

image

Artık saklayamazdın. Saklayamazdım. Kaçacak köşeler bitti. Kalbini kalbine gömdüm.

Çıkışa yakın hissediyorum. Gelir misin benimle?

 

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: