Böyle gitmez…

30 Kasım 2015 0 Yorum

 

0475D63903DFA91D

Udun sesi doldurdu odayı ve biraz da keman, içime işliyor bu gece yine. “Ben bize aşık oldum” diyor üstad. İşte şimdi kan damarlarımın içinde akan sensin. Notalar ile kulaklarımda unutmak istediğim sesin ve seni andıkça bir türlü yerine yerleşmeyen dudak kenarlarım, yanaklarıma doğru yayılıp kaldılar.

Dudaklarım gözlerimin nehirini inkar etsede üzerinden geçen damlalar inatçı, akıp yine ruhuma deyiyorlar.

blogger-image--49447921

Kirpiğimin ucuna tutunan damlayı serbest bırakıyor içimdeki sızı. Acının tarifsizliğinde umuda yakın olmak istiyorum ben. Acı ile bağlarımı az önceki damlalarımın keskinliği ile kopardım.

Her düştüğünde yazdığım ahşap kutu mektuplarının üzerine damlalar nasıl bir iz yapıyorsa, o iz kesiyor tüm bağı geçmişimle.

letters-637440_640

Yakılmak ile yıkılmak arasında yazılan mektupların içine sakladım artık o anahtarı ve kim nereden bulur nasıl çıkartır bilemem. Bir gece mum ışığına hapsettim yaşananları ve mum eriyince karanlık geri gelecek. Karanlık, güneşle hayatına son verecek.

Hayat böyle bitmez. Durmaz. Donmaz. O güneş elbet bir gün ziyarete gelecek ve yatılı kalmak isteyecek, kaldıkça yerleşecek. Arsız bir misafir gibi girdiği ruhumun sarayında, sonsuzlukta bana eşlik edecek.

10676336_1604433226503039_7932263591259418604_n

Aralıkta, aralık kalmış ruhumun demir kafesli pencerelerinden içime sızacak önce, sonra içimde yayılıp fışkıracak gök yüzüme. Her insanın gördüğünden başka kendi gökyüzü var  bu hayatta. Kendi fırtınası, kendi yağmuru, şimşeği, kendi karlı geceleri, baharlarını yaşar o gökyüzünde insan.

Ah bu kemanın acı sessiz çığlığı. Bir yakarış bu kadar mı can yakar? Mum ışığının gölgesinde duvarlara çarpıp içimden geçen o hasretin sesinin sebebi bu kemanın ihaneti. Oysa ben dinlerken ondan çıkacak melodiler ile keyif alacaktım hayattan, o bana şimdi neden bu denli eziyet ediyor bilmem. En iyisi seni de bir duvarın dibine sırtından çivilemeli. Sonsuza kadar sesini kesmeli.

1995273-gecede-keman-hickiriklari

Ne dediğini anlamadığım dillerde şarkılar dinlemeli ve hepsi sadece çılgınlar gibi dans etme hissi vermeli. Tetik olmamalı, hedef yapmamalı beni. Mahkum etmeden, özgürce kır çiçekleri ile dolu bir bahçede güneşle dans ettirmeli beni.

Böyle bitmez. Zamanım böyle bitmemeli. Anımsayacağım ne varsa böyle bedenimi her delip geçtiğinde, keyifli bir sarhoşluk bırakmalı içimde. İçtiğime pişman olmamalıyım o alevli kaseden hayatı.

yagmur_100921

Hemen şimdi şuracıkta avuçlarıma yağ huzur. Üstüm başım sen kokmalı artık. Sırılsıklam olmalıyım mutluluktan. Gözeneklerimden ve saç diplerimden içime yerleş ve benden gitme. Bu yağmurlar umut tohumlarımı sulasın topraklarımda. Kendi eşsiz ormanımda milyonlarca eşi benzeri görülmemiş mis kokulu çiçekler ve yaratanın yarattığı en mükemmel mahlukatların yaşadığı bir vatan gibi olmalı hayatım.

Kendi içimde kayıp olduğumda bulunmak istemiyorum bazen. Bu büyü bozulmasın istiyorum. Bana seslenenleri duymadan, dokunanları hissetmeden, yoluma çıkan hiç bir taş ile sendelemeden, sendelersem uzatılan hiç bir dala tutunmadan yaşayabilir miyim bilmiyorum. Kendimde kalıp, kendimi terk etmeden, bana benzeyen ile hayata eşlik etmek istiyorum.

Böyle bitmez. Bundan sonrasını görmek istiyorum.

 

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: