Ne okusam acaba?…

22 Kasım 2015 0 Yorum

830180

“Yeşil deniz kabuğu”- Sarah Jıo

Yirmili yaşlarda hayat daha kolaydı. Özellikle de konu aşk olduğunda. Biriyle tanışıyordun, sen onları seçiyordun, onlar seni seçiyordu. Birlikte dünyayı fethedebilirdiniz. Paris’e taşınabilirdiniz. Bir sürü çocuk sahibi olabilir veya çiftçilik yapabilirdiniz. Günlük tuttuğunuz zamanlarda yazdığınız her şeyi yapabilirdiniz. Hayaller, parlak, çarpıcı renklerde yaşanacaktı. Hayat sizindi, ikinizindi. Her şeye birlikte göğüs gerip birlikte yaşayabilirdiniz. Hayatınızı birine bağlardınız ve gerisi önemini kaybederdi. Peki ya şimdi?

cac98541-0813-435d-ac35-9eb0f1d1cba8

Başarıya Götüren Aile- Doğan Cüceloğlu

Bu kitap, çocuğunun başarılı olması için, “Çok çalış oğlum/kızım,” demenin ya da tüm maddi olanaklarını seferber etmenin ötesinde bir şeyler yapmak isteyen ana babalara yol göstermek amacıyla yazıldı.

Her ana baba, okul başarısı için çocuğuna yardımcı olmak ister. Ama öğrenme sürecinin bilimsel temellerini kavramadan atılacak her adım, iyi niyetli de olsa, çocuğu engelleyebilir.

Başarıya Götüren Aile, sınav döneminde çocuklarına destek olmak için doğru ve etkili yöntemler arayan tüm ana babalara kılavuzluk edecek.

darbe-oyunu-kitabi-veysel-ayhan-Front-1

Darbe Oyunu-Veysel Ayhan

-Dolmabahçe’deki sırlı görüşmenin detayları neler?
– 2004’teki MGK’da , AKP , Hizmet’i bitirme sözü verdi mi?
– Dershanelerin kapatılmasındaki asıl amaç neydi?
– 17 Aralık, bir yolsuzluk operasyonu muydu? yoksa bir darbemiydi?
– Dışişleri dinlemelerini cemaat mi yaptı?
– Davutoğlu , Erdoğan’ı taklit mi ediyor?
– Gülen Cemaati, CIA ya da MOSSAD’a mı çalışıyor?
– Tahşiye operasyonunun aslı nedir?
– MİT’in Suriye’ye binlerce TIR silah gönderdiği doğru mu?
-Erdoğan’ın üniversite diploması sahte mi?

Sürükleyici üslubu ve yaşananları sistematik olarak ele almasıyla bir solukta okuyacağınız Darbe Oyunu, kütüphanenizde mutlaka bulunması gereken önemli bir kaynak.

-Front-1

Tutsak Güneş-Ayşe Kulin

“Güneşimizle aramızda kara kedi gibi duran o Gökcisim, bir gün çekip gidecekti elbette. Belki çok yakındı çözüm. Kapıdaydı. O an gelene kadar bize düşen, sanki güneş gökte parlıyormuşçasına yaşamayı sürdürmekti. Hayata tutunmaktı. ”

Yakın gelecekte, yeryüzünde bir ülke… Tiran ölmüş ve oğlu başa geçmiştir. Ülke, din ulemaları ve polisler ordusundan oluşan bir demir yumrukla yönetilmektedir. Katı yasalarla sınıflara ayrılan halksa, yoğun denetim ve gözetim altında yaşamaktadır. Güneşse, kimselerin nasıl, neden olduğunu hatırlamadığı bir dönemden bu yana, “Gökcisim” denilen dev bir kütlenin ardındadır. Her yer buz tutmuş, yaşam sevinci tüm canlılardan el ayak çekmiştir. Gelgelelim yıpratıcı uykusuzluğuna çare arayan bilim kadını Yuna, geçmişine, kaderine ve en önemlisi de, bir kadın olarak tutkularına sahip çıkarak, beklenmedik bir şekilde gerçekleri sorgulamaya başlar. Topluma dayatılan kuralların, değişmez varsayılan yasaların, sonu gelmez sansürün mutlak olmadığını fark eden Yuna, sorumluluğunu üstlenip, deyim yerindeyse, güneşe açılan kapıyı aralamayı göze alacaktır.

Geçmişle hesaplaşmalar, düzenle çatışan tutkular ve insanı dönüştüren aşklar… Ayşe Kulin, okurlarını sarsıcı bir gelecek hayal etmeye davet ettiği Tutsak Güneş’te, genç bir kadının unutulmaz uyanış hikâyesini anlatıyor.

yozdil-kadin-kitap-dik

Kadın-Yılmaz Özdil

Eşit eğitim hakkı
1924

Eşit birey hakkı
1926

Eşit seçme seçilme hakkı
1934

Kadın erkek eşitliği fıtrata ters,kürtaj olma,sezaryen yaptırma
en az üç doğur,hamileysen sokağa çıkma,kahkaha atma
bankta kızlı erkekli oturma,talibin çıkarsa seçici olma
haddini bil,itaat et,okuma,düşünme,sus!,2015

shadows

Sıfır-Tunç Kılınç

Hayatın senin için ayarladığı randevudan habersiz, “Bana bir şey olmaz!” der ve hızla gidersin ya hani dünyanın dikine…

Öyle gidiyorum işte!

Neyin peşindeyim, bilmiyorum! “Her nerede değilsem, orada mutlu olacakmışım gibi geliyor” diyen Baudelaire gibi, sıkıştığım yerde bunaldım ve artık olmadığım yeri mi merak ediyorum?

Peponi!

Burada, “hatalarıyla bütünlüğü yakalayabilen bir insan” olduğum duygusu hâkim. Hayatıma dair ne varsa bilindiğini, anlaşıldığımı ve en önemlisi yargılanmadığımı hissediyorum. Bu, kendimle barışık olma halimin en zirve noktası.

Burada Einstein var; Steve Jobs, Benjamin Button, Andy Warhol var… Yetmez! Anne ve babasına “Sevmek yeter sandınız!” diyen büyüme sancıları içindeki genç var. V for Vendatta var, Fight Club var; Süveyda, Erhan, Bilge var. Ancak daha önemlisi sen varsın, ben varım, hepimiz varız. Hâlâ yetmedi mi? O zaman sevgilin var, kardeşin var, annen baban var.

Gören gözlere, duyan kulaklara, dokunan tenlere…

Sıfır!

“Bir ömre birden çok hayat sığar” diyen hepimize.

Kategori: GENEL

Yazar:

Yunanistan kökenli bir ailenin mensubu olarak 1976 da İstanbul’da doğdum. Gazeteci bir baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin çocuğu olma münasebetiyle Anadolu’nun bir çok ilinde eğitim aldım.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: